| Yer: де, куди́, зві́дки | Ana cümlede там, туди́, зві́дти; yan cümlede де, куди́, зві́дки kullanılır | Бібліоте́ка стої́ть там, де закі́нчується парк. | Kütüphane, parkın bittiği yerde duruyor. |
| Karşılaştırma | як / на́че / мов / ні́би: bir görüntüye benzerlik | Рі́чка лежа́ла нерухо́мо, на́че хтось розли́в срібло́. | Nehir, sanki biri gümüş dökmüş gibi kıpırdamadan duruyordu. |
| Derece | İsimle таки́й … що, fiille так … що kullanılır | Вона́ ма́є таки́й го́лос, що всі замовка́ють. | Öyle bir sesi var ki herkes susuyor. |
| Sonuç | так що: ana cümlede söylenen her şeyin sonucu | Дощ ішо́в усю́ ніч, так що вра́нці рі́чка ви́йшла з берегі́в. | Bütün gece yağmur yağdı, öyle ki sabaha doğru nehir taşmıştı. |
| Ödün | скі́льки … не: eylem tekrarlanır, ama sonuç aynı kalır | Скі́льки ми не проси́ли, він не відчини́в две́рі. | Ne kadar rica etsek de kapıyı açmadı. |
| Zaman: тоді́, коли́ | тоді́ bir anı öne çıkarır, коли́ onu belirler | Вона́ усміха́ється тоді́, коли́ ду́має, що ніхто́ не ба́чить. | Kimsenin görmediğini düşündüğü anda gülümsüyor. |
| C2Aynı tarz | так, як: tarz, örnekle aynıdır | Ми святку́ємо так, як святкува́ли на́ші діди́. | Atalarımızın kutladığı gibi kutluyoruz. |
| C2Neden | тому́ що nötr bir nedeni, оскі́льки bilinen bir gerekçeyi, адже́ açık bir nedeni bildirir | Оскі́льки за́л зама́лий, ми перено́симо за́хід до університе́ту. | Salon çok küçük olduğu için etkinliği üniversiteye taşıyoruz. |
| C2Ödün | хоч: ana cümlede karşıt bir eylem bulunur, çoğu zaman проте́ ile birlikte | Надво́рі ще лежа́в сніг, хоч за календаре́м уже́ була́ весна́. | Dışarıda hâlâ kar vardı, takvime göre bahar çoktan gelmiş olsa da. |
| C2Virgül | bağlaçtan önce virgül; araya giren cümlenin iki yanında iki virgül | Ми живемо́ там, де ті́хо. / За́хід, оскі́льки за́л зама́лий, перенесли́. | Sessiz olan yerde yaşıyoruz. / Etkinlik, salon çok küçük olduğu için, taşındı. |
| Tuzak | bağlayıcı sözcük, karşılık sözcüğün yönünü yineler | Ми пої́демо туди́, куди́ веде́ ця доро́га. | Bu yolun götürdüğü yere gideceğiz. |
| C2Tuzak | так як “çünkü” anlamında Rusça etkisidir | Ми сиді́ли вдо́ма, тому́ що ішо́в дощ. | Yağmur yağdığı için evde kaldık. |