Indefinido mu, imperfecto mu?
A2–B1Geçmiş zamanlar 6 dk
Indefinido bitmiş olayları anlatır, imperfecto onları çevreleyen arka planı betimler: llovía cuando salí. Araya giren olay indefinido ile, süren eylem imperfecto ile söylenir: Estaba en la ducha cuando sonó el teléfono.
Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm A2 seviyesinden başlar: A2 veya daha yüksek bir seviye seçin.
Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm A2 seviyesinden başlar: A2 veya daha yüksek bir seviye seçin.
Özet sayfaA2–B1
| Konu | Kural | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| Indefinido | bitmiş bir olay: ne olduğu | Ayer comí paella. | Dün paella yedim. |
| Imperfecto | arka plan: işlerin nasıl olduğu | La paella estaba muy rica. | Paella çok lezzetliydi. |
| Indefinido | bir kez ya da belirli sayıda kez | El verano pasado fui tres veces a la playa. | Geçen yaz üç kez plaja gittim. |
| Imperfecto | alışkanlık, sayı belirtilmeden | Cada verano iba a la playa. | Her yaz plaja giderdim. |
| B1İkisi | süren eylem imperfecto ile, olay indefinido ile | Yo dormía cuando sonó el teléfono. | Telefon çaldığında uyuyordum. |
| B1İkisi | estaba + gerundio süren bir eylem için | Estábamos cenando cuando llegó Pedro. | Pedro geldiğinde akşam yemeği yiyorduk. |
| B1İkisi | bir olayın bütün olarak değerlendirilmesi: fue; bir betimleme: era | El viaje fue genial. / El hotel era bonito. | Yolculuk harikaydı. / Otel güzeldi. |
| B1Anlam | conocí biriyle tanışmaktır; conocía onu zaten tanıyor olmaktır | Conocí a Laura en una fiesta. | Laura'yla bir partide tanıştım. |
| B1Anlam | supe öğrenmektir; sabía bilmektir | Supe la noticia por la radio. | Haberi radyodan öğrendim. |
| B1Tuzak | süresi belirtilen ve artık sona ermiş bir dönem indefinido ile söylenir | Estuve dos horas en el banco. | Bankada iki saat kaldım. |
| Tuzak | hayatın bir dönemi arka plandır: cuando era niño | Cuando era niño, vivía en Cali. | Çocukken Cali'de yaşıyordum. |
Genel bakışA2
- İki zaman aynı geçmişi iki yönden gösterir: indefinido olayı bütün olarak, imperfecto ise sürerken görür. Ayer llovió todo el día. / Ayer llovía cuando salí. — Dün bütün gün yağmur yağdı. / Dün dışarı çıktığımda yağmur yağıyordu.
- Zaman sözcüğü tek başına belirleyici değildir: aynı ayer iki zamanla da kullanılır.
- Biçimler: Indefinido ve Imperfecto.
Karşılaştırma: indefinido ve imperfectoA2–B1
| Indefinido | Imperfecto |
|---|---|
| bitmiş bir olay: ne olduğu | arka plan: işlerin nasıl olduğu |
| Ayer comí paella. — Dün paella yedim. | La paella estaba muy rica. — Paella çok lezzetliydi. |
| bir kez ya da belirli sayıda kez | alışkanlık, sayı belirtilmeden |
| El verano pasado fui tres veces a la playa. — Geçen yaz üç kez plaja gittim. | Cada verano iba a la playa. — Her yaz plaja giderdim. |
| B1süresi belirtilen, artık sona ermiş bir dönem | arka plan, sonu görünmeyen |
| B1Viví dos años en Bogotá. — Bogotá'da iki yıl yaşadım. | Cuando vivía en Bogotá, trabajaba en un hotel. — Bogotá'da yaşarken bir otelde çalışıyordum. |
| ayer, el lunes, una vez, de repente — dün, pazartesi günü, bir kez, birden | antes, siempre, cada día, normalmente — eskiden, her zaman, her gün, normalde |
Kullanım: bir eylem ötekini keserA2–B1
B1
| Kalıp | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| imperfecto + cuando + indefinido | Yo dormía cuando sonó el teléfono. | Telefon çaldığında uyuyordum. |
| mientras + imperfecto + indefinido | Mientras cocinaba, se fue la luz. | Yemek yaparken elektrikler kesildi. |
| estaba + gerundio + cuando + indefinido | Estábamos cenando cuando llegó Pedro. | Pedro geldiğinde akşam yemeği yiyorduk. |
- B1Aynı anda süren iki eylem de imperfecto ile söylenir, çoğu kez mientras ile bağlanır: Mientras yo leía, ella escuchaba música. — Ben okurken o müzik dinliyordu.
- Art arda gelen olayların hepsi indefinido ile söylenir: Abrí la puerta, entré y encendí la luz. — Kapıyı açtım, içeri girdim ve ışığı yaktım.
Hikâye anlatmakB1
- Bir hikâye arka planı imperfecto ile çizer, indefinido ile ilerler: Era domingo y hacía sol. De repente, empezó a llover. — Pazardı ve hava güneşliydi. Birden yağmur yağmaya başladı.
- Bir olayın bütününe verilen yargı fue ile; nasıl olduğunun betimlenmesi era ile söylenir: El concierto fue increíble. / La música era muy buena. — Konser inanılmazdı. / Müzik çok iyiydi.
Anlamı değişen fiillerB1
| Fiil | Indefinido | Imperfecto |
|---|---|---|
| conocer | Conocí a Laura en una fiesta. — Laura'yla bir partide tanıştım. | Ya conocía a Laura. — Laura'yı zaten tanıyordum. |
| saber | Supe la noticia por la radio. — Haberi radyodan öğrendim. | No sabía nada. — Hiçbir şey bilmiyordum. |
| querer | Ana no quiso venir. — Ana gelmeyi reddetti. | Ana no quería venir. — Ana gelmek istemiyordu. |
| poder | Por fin pude dormir. — Sonunda uyuyabildim. | No podía dormir. — Uyuyamıyordum. |
| tener | Tuve una idea. — Aklıma bir fikir geldi. | Tenía una bicicleta vieja. — Eski bir bisikletim vardı. |
- Bu fiillerde indefinido bir şeyin gerçekleştiği anı, imperfecto ise süren durumu anlatır.
Sık yapılan hatalarA2–B1
| ✗ | ✓ | Kural |
|---|---|---|
| Cuando fui niño viví en Quito. | Cuando era niño, vivía en Quito. | hayatın bir dönemi arka plandır: imperfecto |
| B1Cuando sonó el teléfono dormí. | Cuando sonó el teléfono, dormía. | süren eylem imperfecto ile söylenir |
| B1Vivía dos años en Bogotá. | Viví dos años en Bogotá. | süresi belirtilen, artık sona ermiş bir dönem: indefinido |
| Antes fui al gimnasio todos los días. | Antes iba al gimnasio todos los días. | geçmişteki alışkanlık imperfecto ile söylenir |
| B1Conocía a mi novio en 2018. | Conocí a mi novio en 2018. | conocí birisiyle tanıştığınız andır |