Ödün cümleleri bir engeli kabul eder ama sonucu değiştirmez: aunque, a pesar de que ve por más que. Haber kipiyle aunque yeni bir bilgi verir; dilek kipiyle bilinen bir olguyu ya da bir olasılığı anlatır: Aunque está lloviendo, voy a correr. Aunque esté lloviendo, voy a correr.
Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm B2 seviyesinden başlar: B2 veya daha yüksek bir seviye seçin.
Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm B2 seviyesinden başlar: B2 veya daha yüksek bir seviye seçin.
Özet sayfaB2–C2
| Konu | Kural | Örnek | Türkçe | |
|---|---|---|---|---|
| Haber kipiyle aunque | gerçek bir olgu ya da yeni bir bilgi | Aunque me duele la cabeza, voy a trabajar. | Başım ağrısa da işe gidiyorum. | B2 |
| Dilek kipinin şimdiki zamanıyla aunque | önemi olmayan bilinen bir olgu ya da bir olasılık | Aunque esté lloviendo, voy a correr. / Aunque me lo pidas mil veces, no lo haré. | Yağmur yağsa bile koşmaya gideceğim. / Benden bunu bin kez istesen de yapmayacağım. | B2 |
| Dilek kipinin imperfecto zamanıyla aunque | bir varsayım; ana cümlede koşul kipi kullanılır | Aunque me lo pidieras mil veces, no lo haría. | Benden bunu bin kez isteseydin de yapmazdım. | B2 |
| Diğer bağlayıcılar | a pesar de que ve por más que haber kipiyle de dilek kipiyle de kullanılır | Por más que lo intenté, no pude abrirla. / Por más que lo intente, no podrá abrirla. | Ne kadar denesem de onu açamadım. / Ne kadar denerse denesin onu açamayacak. | B2 |
| si ile | incluso si ve tanto si … como si haber kipiyle kullanılır | Tanto si llueve como si no, saldremos. | Yağmur yağsa da yağmasa da çıkacağız. | B2 |
| Yinelemeli | fiil, bir ilgi sözcüğüyle birlikte dilek kipinde yinelenir | Pase lo que pase, te ayudaré. | Ne olursa olsun sana yardım edeceğim. | C1 |
| Resmî bağlayıcılar | si bien ve aun cuando resmî dilde bir engeli belirtir | Si bien lo sabía, no dijo nada. | Bunu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemedi. | C1 |
| Vurgulu | con lo que haber kipiyle kullanılınca miktarı vurgular | Con lo que llueve, ¿vas a salir? | Bu kadar yağmur yağarken dışarı mı çıkacaksın? | C1 |
| Dilek kipiyle así | así dilek kipiyle gündelik dilde aunque ile aynı anlama gelir | No lo vendo, así me ofrezcan un millón. | Bir milyon teklif etseler bile satmam. | C2 |
| Eşli yapılar | dilek kipinde iki seçenek: hangisinin seçildiği fark etmez | Que lo diga o que lo calle, me da igual. | Söylese de söylemese de umurumda değil. | C2 |
| Tuzak | aunque zaten karşıtlık bildirir: pero almaz | Aunque llueve, salgo. | Yağmur yağsa da dışarı çıkıyorum. | B2 |
Genel bakışB2
- Ödün cümlesi, ana cümledeki eylemi durdurmayan bir engeli bildirir. Aunque estoy cansada, salgo con mis amigos.Yorgun olsam da arkadaşlarımla dışarı çıkıyorum.
- İki bölümden biri başta olabilir; ödün cümlesi cümleyi açıyorsa arkasından virgül gelir. Aunque llueve, salgo. / Salgo aunque llueve.Yağmur yağsa da dışarı çıkıyorum. / Dışarı çıkıyorum, yağmur yağsa da.
- aunque karşıtlık bağlayıcısı olarak: Bağlayıcılar; si ile koşul: Koşul cümleleri.
- Dilek kipinin biçimleri: Dilek kipinin şimdiki zamanı: biçimler ve Dilek kipinin imperfecto biçimi.
Aunque ile haber kipi ve dilek kipiB2
| Kip | Kullanım | Örnek | Türkçe | |
|---|---|---|---|---|
| haber kipi | gerçek bir olgu; dinleyen için yeni bir bilgi | Aunque me duele la cabeza, voy a trabajar. / Aunque está lloviendo, voy a correr. | Başım ağrısa da işe gidiyorum. / Yağmur yağıyor olmasına rağmen koşmaya gideceğim. | B2 |
| dilek kipinin şimdiki zamanı | önemi olmayan, bilinen bir olgu | Aunque esté lloviendo, voy a correr. | Yağmur yağsa bile koşmaya gideceğim. | B2 |
| dilek kipinin perfecto biçimi | zaten bilinen geçmiş bir olgu | Aunque te lo haya dicho Ana, no vayas. | Ana sana söylemiş olsa da gitme. | B2 |
| dilek kipinin şimdiki zamanı | gelecekte bir olasılık | Aunque me lo pidas mil veces, no lo haré. | Benden bunu bin kez istesen de yapmayacağım. | B2 |
| dilek kipinin imperfecto zamanı | pek olası olmayan bir varsayım | Aunque me lo pidieras mil veces, no lo haría. | Benden bunu bin kez isteseydin de yapmazdım. | B2 |
| koşul kipi | yeni bilgi olarak verilen bir varsayım | Aunque viviría mejor allí, prefiero quedarme aquí. | Orada daha iyi yaşayacak olsam da burada kalmayı tercih ederim. | B2 |
Diğer bağlayıcılarB2–C2
| Bağlayıcı | Kip | Örnek | Türkçe | |
|---|---|---|---|---|
| a pesar de que | gerçek bir olgu için haber kipi; bir olasılık için dilek kipi | A pesar de que me duele la cabeza, voy a trabajar. / A pesar de que no sea fácil, voy a intentarlo. | Başım ağrıyor olmasına rağmen işe gidiyorum. / Kolay olmasa da deneyeceğim. | B2 |
| a pesar de | çekimli fiil yok: isim ya da mastar | A pesar del frío, salimos. / A pesar de estar enfermo, fue a trabajar. | Soğuğa rağmen dışarı çıktık. / Hasta olmasına rağmen işe gitti. | B2 |
| por más que / por mucho que / por poco que | geçmişteki gerçek bir olgu için haber kipi; şimdiki zaman ve gelecek için dilek kipi | Por más que lo intenté, no pude abrirla. / Por más que lo intente, no podrá abrirla. | Ne kadar denesem de onu açamadım. / Ne kadar denerse denesin onu açamayacak. | B2 |
| por + muchos / pocos + isim + que | şimdiki zaman ve gelecek için dilek kipi | Por muchos libros que leas, no lo sabrás todo. | Ne kadar çok kitap okursan oku her şeyi bilemezsin. | B2 |
| por + muy + sıfat + que | şimdiki zaman ve gelecek için dilek kipi | Por muy cansado que esté, vendrá. | Ne kadar yorgun olursa olsun gelecek. | B2 |
| y eso que | haber kipi; gündelik dil | Fue a trabajar, y eso que le dolía la cabeza. | İşe gitti, üstelik başı ağrıyordu. | B2 |
| aun si / aun cuando / incluso cuando | haber kipi ya da dilek kipi | Salió a correr aun cuando llovía mucho. / Aun cuando llueva, saldremos. | Yağmur çok şiddetli yağarken bile koşmaya çıktı. / Yağmur yağsa da çıkacağız. | C1 |
| si bien | haber kipi; resmî dil | Si bien lo sabía, no dijo nada. | Bunu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemedi. | C1 |
| incluso si / ni siquiera si | bir varsayım için dilek kipinin imperfecto zamanı | Incluso si me lo pidiera, no iría. / Ni siquiera si me lo pidiera, se lo diría. | Benden isteseydi bile gitmezdim. / Rica etseydi bile ona söylemezdim. | C1 |
| así | dilek kipi; gündelik dil | No lo vendo, así me ofrezcan un millón. | Bir milyon teklif etseler bile satmam. | C2 |
| porque | dilek kipi; yeterli olmayan bir neden için | Porque hables más fuerte, no tienes más razón. | Daha yüksek sesle konuşman daha haklı olduğun anlamına gelmez. | C2 |
| por más que | dilek kipi; ana cümlede kesin bir ret bulunur | Por más que insistas, no pienso ir. | Ne kadar ısrar edersen et gitmeyi düşünmüyorum. | C2 |
| a riesgo de que | dilek kipi | A riesgo de que se enfade, voy a decírselo. | Kızma ihtimaline rağmen ona söyleyeceğim. | C2 |
| tan + sıfat + como | haber kipi; sitem tonuyla | Tan cerca como vive y nunca nos visita. | Bu kadar yakında oturuyor, yine de bizi hiç ziyaret etmiyor. | C2 |
Ödün ve koşul cümleleriB2
| Kalıp | Örnek | Türkçe | |
|---|---|---|---|
| incluso si + haber kipinde fiil | Incluso si llueve, saldremos. | Yağmur yağsa bile çıkacağız. | B2 |
| tanto si + cümle + como si + cümle | Tanto si llueve como si no, saldremos. / Tanto si lo dices como si lo callas, ya lo sabe. | Yağmur yağsa da yağmasa da çıkacağız. / Sen söylesen de söylemesen de o zaten biliyor. | B2 |
Yinelemeli ödün cümleleriC1–C2
| Kalıp | Örnek | Türkçe | |
|---|---|---|---|
| dilek kipi + lo que + dilek kipi | Digan lo que digan, me voy. / Pase lo que pase, te ayudaré. | Ne derlerse desinler gidiyorum. / Ne olursa olsun sana yardım edeceğim. | C1 |
| dilek kipi + quien / donde / cuando / como + dilek kipi | Venga quien venga, no abras. / Vayas donde vayas, te encontraré. / Sea como sea, lo termino hoy. | Kim gelirse gelsin, açma. / Nereye gidersen git seni bulacağım. / Her ne olursa olsun bugün bitireceğim. | C1 |
| ya + dilek kipi + ya + dilek kipi | Ya llore, ya grite, no cambiaré de opinión. | İster ağlasın ister bağırsın fikrimi değiştirmeyeceğim. | C2 |
| que + dilek kipi + o que + dilek kipi | Que lo diga o que lo calle, me da igual. | Söylese de söylemese de umurumda değil. | C2 |
Vurgulu ödün cümleleriC1
| Kalıp | Örnek | Türkçe | |
|---|---|---|---|
| con lo que + haber kipinde fiil | Con lo que llueve, ¿vas a salir? / Con lo que estudió y suspendió el examen. | Bu kadar yağmur yağarken dışarı mı çıkacaksın? / Bu kadar çalışmasına rağmen sınavdan kaldı. | C1 |
| con + el / la / lo + isim + que + cümle | Con el frío que hace, sales sin abrigo. | Bu kadar soğukta paltosuz çıkıyorsun. | C1 |
| con + la de + çoğul isim + que + cümle | Con la de zapatos que tienes, te pones los rotos. | Bu kadar ayakkabın varken yırtık olanları giyiyorsun. | C1 |
Sık yapılan hatalarB2–C2
| Yanlış | Doğru | Kural | |
|---|---|---|---|
| Aunque llueve, pero salgo. | Aunque llueve, salgo. | aunque zaten karşıtlık bildirir: pero almaz | B2 |
| A pesar que me duele la cabeza, voy a trabajar. | A pesar de que me duele la cabeza, voy a trabajar. | a pesar de que kalıbında de eksik olmaz | B2 |
| Por mucho cansado que esté, vendrá. | Por muy cansado que esté, vendrá. | muy sıfatın önünde gelir | B2 |
| Pase lo que pasa, iré. | Pase lo que pase, iré. | yinelenen fiil iki seferde de dilek kipinde olur | C1 |
| Con lo que llueva, ¿vas a salir? | Con lo que llueve, ¿vas a salir? | con lo que gerçek bir olguyu vurgular: haber kipi | C1 |
| No lo vendo, así me ofrecen un millón. | No lo vendo, así me ofrezcan un millón. | así ödün anlamında dilek kipi alır | C2 |