Türkçe

Şimdiki zaman: düzensiz fiiller

13 dk

Aller, faire, venir, prendre ile ‑ir ve ‑re ile biten fiillerde kök değişir: je vais, nous prenons, ils finissent. Hemen hepsi nous ile ‑ons, vous ile ‑ez, ils ile ‑ent alır: Nous prenons. Vous venez. Ils attendent.

Özet

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.

KonuKuralÖrnekTürkçeSeviye
Biçimaller: vais / vas / va / allons / allez / vontJe vais à Paris.Paris’e gidiyorum.
Biçimfaire: fais / fais / fait / faisons / faites / fontIl fait du sport.Spor yapıyor.
Biçimvenir: viens / viens / vient / venons / venez / viennentJe viens de Lyon.Lyon’danım.
Biçimprendre: prends / prends / prend / prenons / prenez / prennentNous prenons le bus.Otobüse biniyoruz.
Biçimfinir: finis / finis / finit / finissons / finissez / finissentElle finit à six heures.O altıda bitiriyor.
Kuralnous ‑ons, vous ‑ez, ils ‑ent; vous faites, ils font, ils vont hariçNous allons au parc. / Ils vont au cinéma.Parka gidiyoruz. / Sinemaya gidiyorlar.
Biçimpartir: pars / pars / part / partons / partez / partentJe pars à midi.Öğlen yola çıkıyorum.
Biçimattendre: attends / attends / attend / attendons / attendez / attendentElle attend le bus.O otobüsü bekliyor.
Diğer biçimlerje mets, je sais, je connais, nous buvons, ils voientJe connais Paul.Paul’ü tanıyorum.
Tuzakvous faites, vous faisez değil; ils vont, ils allent değilVous faites du sport ?Spor yapıyor musunuz?
Tuzaksavoir bir bilgi için, connaître bir kişi ya da yer içinJe connais Paul. / Je sais où il habite.Paul’ü tanıyorum. / Nerede oturduğunu biliyorum.

Genel bakış

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.

  • Bu fiillerde kök değişir: biçimleri ezbere, birbirine benzeyen gruplar hâlinde öğrenilir. Je vais au marché. / Ils font du sport.Pazara gidiyorum. / Onlar spor yapıyor.
  • Hemen her zaman nous ‑ons, vous ‑ez, ils ‑ent alır. Nous allons au parc. / Vous venez demain ? / Elles prennent le train.Parka gidiyoruz. / Yarın geliyor musunuz? / Onlar trene biniyor.
  • Üç biçim istisnadır: vous faites, ils font ve ils vont. Vous faites du sport ? / Ils vont au cinéma.Spor yapıyor musunuz? / Sinemaya gidiyorlar.
  • ‑ir ve ‑re ile biten fiiller ailelere ayrılır: bir örnek, ailenin bütün fiilleri için yeter. Il choisit un livre. / Elle part à six heures. / Nous vendons du pain.O bir kitap seçiyor. / O altıda yola çıkıyor. / Ekmek satıyoruz.
  • ‑er ile biten düzenli fiiller için bkz. Şimdiki zaman: ‑er fiilleri.
  • être ve avoir için bkz. Être ve avoir.
  • pouvoir, vouloir ve devoir için bkz. Modal fiiller: pouvoir, vouloir, devoir.

Biçim: aller, faire, venir

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.

KişiallerfairevenirSeviye
je / j’vaisfaisviens
tuvasfaisviens
il / elle / onvafaitvient
nousallonsfaisonsvenons
vousallezfaitesvenez
ils / ellesvontfontviennent
  • Aller, ‑er ile biten tek düzensiz fiildir: je vais, tu vas, il va. Comment allez‑vous ? — Je vais bien.Nasılsınız? — İyiyim.
  • Vous faites ve ils font, ‑ez ve ‑ent kuralının istisnalarıdır. Qu’est-ce que vous faites ? / Mes parents font du vélo.Ne yapıyorsunuz? / Annemle babam bisiklete biniyor.
  • Venir tekilde viens, vient, ils ile viennent olur. Tu viens ? / Elles viennent de Québec.Geliyor musun? / Onlar Québec’ten geliyor.

Biçim: prendre, boire, voir

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.

KişiprendreboirevoirSeviye
je / j’prendsboisvois
tuprendsboisvois
il / elle / onprendboitvoit
nousprenonsbuvonsvoyons
vousprenezbuvezvoyez
ils / ellesprennentboiventvoient
  • Çoğulda prendre d harfini kaybeder: nous prenons; ils ile n ikilenir: ils prennent. Il prend le bus. / Ils prennent le train.O otobüse biniyor. / Onlar trene biniyor.
  • Boire ve voir çoğulda kök değiştirir: nous buvons, ils boivent; nous voyons, ils voient. Nous buvons du thé. / Ils voient la mer.Çay içiyoruz. / Onlar denizi görüyor.

Biçim: mettre, savoir, connaître

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A2 seviyesinde başlıyor.

KişimettresavoirconnaîtreSeviye
je / j’metssaisconnais
tumetssaisconnais
il / elle / onmetsaitconnaît
nousmettonssavonsconnaissons
vousmettezsavezconnaissez
ils / ellesmettentsaventconnaissent
  • Mettre tekilde tek t taşır: il met, ama nous mettons. Je mets un pull. / Il met du sucre.Kazak giyiyorum. / O şeker koyuyor.
  • Savoir ve connaître ‑ais, ‑ais, ‑ait alır; connaître t öncesinde düzeltme işaretini korur: il connaît. Tu sais la réponse ? / Elle connaît bien Nice.Cevabı biliyor musun? / O Nice’i iyi tanıyor.

Biçim: ‑ir fiilleri

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.

KişifinirchoisirréussirSeviye
je / j’finischoisisréussis
tufinischoisisréussis
il / elle / onfinitchoisitréussit
nousfinissonschoisissonsréussissons
vousfinissezchoisissezréussissez
ils / ellesfinissentchoisissentréussissent
  • finir gibi: choisir, réussir, grandir. Çoğulda köke ‑iss- eklenir. Nous finissons à six heures. / Ils choisissent un film.Saat altıda bitiriyoruz. / Onlar bir film seçiyor.
KişipartirsortirdormirSeviye
je / j’parssorsdors
tuparssorsdors
il / elle / onpartsortdort
nouspartonssortonsdormons
vouspartezsortezdormez
ils / ellespartentsortentdorment
  • Partir, sortir ve dormir tekilde kökün son ünsüzünü kaybeder: je pars, ama nous partons. Je pars à midi. / Tu sors ce soir ? / Il dort déjà.Öğlen yola çıkıyorum. / Bu akşam çıkıyor musun? / O çoktan uyudu.

Biçim: ‑re fiilleri

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A2 seviyesinde başlıyor.

KişiattendrerépondrevendreSeviye
je / j’attendsrépondsvends
tuattendsrépondsvends
il / elle / onattendrépondvend
nousattendonsrépondonsvendons
vousattendezrépondezvendez
ils / ellesattendentrépondentvendent
  • attendre gibi: répondre, vendre, perdre, entendre, descendre. Kök d harfini korur. J’attends le bus. / Elle répond au téléphone.Otobüsü bekliyorum. / O telefona cevap veriyor.
  • il, elle ve on ile bu fiiller ek almaz: il attend. Il vend du pain. / On descend ici.O ekmek satıyor. / Burada iniyoruz.

Telaffuz: tekil ve çoğul

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.

KişipartirattendreprendreSeviye
je / j’/ʒə paʁ//ʒatɑ̃//ʒə pʁɑ̃/
tu/ty paʁ//ty atɑ̃//ty pʁɑ̃/
il / elle / on/il paʁ//il atɑ̃//il pʁɑ̃/
nous/nu paʁtɔ̃//nu zatɑ̃dɔ̃//nu pʁənɔ̃/
vous/vu paʁte//vu zatɑ̃de//vu pʁəne/
ils / elles/il paʁt//il zatɑ̃d//il pʁɛn/
  • Faisons /fəzɔ̃/ diye okunur, /ə/ ile: ai, e gibi duyulur. Nous faisons du sport.Spor yapıyoruz.
  • Kökün son ünsüzü tekilde okunmaz, çoğulda duyulur: il part /il paʁ/, ils partent /il paʁt/. Il attend le bus. / Ils attendent le bus.O otobüsü bekliyor. / Onlar otobüsü bekliyor.
  • Çoğulda genizsi ünlü sözlü ünlüye dönüşür: il vient /vjɛ̃/, ils viennent /vjɛn/. Il vient demain. / Ils viennent demain.O yarın geliyor. / Onlar yarın geliyor.
  • nous attendons /nu zatɑ̃dɔ̃/ ve öbür bağlamalar için bkz. Liaison ve ünlü düşmesi.

Kullanım: aller, faire, venir, prendre, boire, voir

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.

KullanımÖrnekTürkçeSeviye
aller: yer ve sağlıkJe vais à l’école. / Comment vas‑tu ?Okula gidiyorum. / Nasılsın?
venir de: kökenJe viens de Lyon. / Tu viens d’où ?Lyon’danım. / Nerelisin?
faire: bir etkinlikQu’est-ce que tu fais ? / Je fais du sport.Ne yapıyorsun? / Spor yapıyorum.
faire: hava durumuIl fait beau. / Il fait froid ce matin.Hava güzel. / Bu sabah hava soğuk.
faire les courses, faire la cuisineNous faisons les courses le samedi. / Elle fait la cuisine.Cumartesi günleri alışveriş yapıyoruz. / O yemek yapıyor.
prendre: bir öğün, bir ulaşım aracıJe prends un café. / Nous prenons le métro.Bir kahve içiyorum. / Metroya biniyoruz.
boire: bir içecekElle boit de l’eau. / Vous buvez du thé ?O su içiyor. / Çay içiyor musunuz?
voir: görülen ya da buluşulan şeyJe vois un chat. / Tu vois Marie demain ?Bir kedi görüyorum. / Yarın Marie’yi görüyor musun?
mettre: koymak, giysi giymekJe mets mon manteau. / Il met le livre sur la table.Paltomu giyiyorum. / O kitabı masanın üstüne koyuyor.
  • aller + mastar, yapılacak şeyi söyler: bkz. Yakın gelecek: je vais manger.
  • Şehir ya da ülke ile venir de ve aller için bkz. Şehirler ve ülkeler.
  • boire, prendre ve faire sonrasında du, de la ve des için bkz. Bölme artikelleri ve miktarlar.
  • Kanada: Québec’te gıda alışverişi için faire l’épicerie de denir. Nous faisons l’épicerie le samedi.Cumartesi günleri market alışverişi yapıyoruz.

Karşılaştırma: savoir ve connaître

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A2 seviyesinde başlıyor.

savoirconnaîtreTürkçeSeviye
bir bilgi, bir cevapdaha önce tanışılan kişi, yer ya da şey
Je sais où il habite.Je connais Paul.Nerede oturduğunu biliyorum. / Paul’ü tanıyorum.
Tu sais qu’il est là ?Vous connaissez Paris ?Burada olduğunu biliyor musun? / Paris’i tanıyor musunuz?

Sık yapılan hatalar

Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.

YanlışDoğruKuralSeviye
Je vas au cinéma.Je vais au cinéma.je → vais
Ils allent au parc.Ils vont au parc.ils / elles → vont
Vous faisez du sport.Vous faites du sport.vous → faites
Il prends le bus.Il prend le bus.il ile prend gelir, ‑s olmaz
Ils prendent le métro.Ils prennent le métro.çoğulda prendre d harfini atar, n harfini ikiler
Nous finons à six heures.Nous finissons à six heures.çoğulda finir fiilinin köküne ‑iss- eklenir
Il est chaud aujourd’hui.Il fait chaud aujourd’hui.hava durumu faire ile söylenir: il fait chaud
Je parts à six heures.Je pars à six heures.partir tekilde kökün ünsüzünü kaybeder: je pars
Ils boient du thé.Ils boivent du thé.ils / elles → boivent