Aller, faire, venir, prendre ile ‑ir ve ‑re ile biten fiillerde kök değişir: je vais, nous prenons, ils finissent. Hemen hepsi nous ile ‑ons, vous ile ‑ez, ils ile ‑ent alır: Nous prenons. Vous venez. Ils attendent.
Özet
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.
| Konu | Kural | Örnek | Türkçe | Seviye |
|---|---|---|---|---|
| Biçim | aller: vais / vas / va / allons / allez / vont | Je vais à Paris. | Paris’e gidiyorum. | |
| Biçim | faire: fais / fais / fait / faisons / faites / font | Il fait du sport. | Spor yapıyor. | |
| Biçim | venir: viens / viens / vient / venons / venez / viennent | Je viens de Lyon. | Lyon’danım. | |
| Biçim | prendre: prends / prends / prend / prenons / prenez / prennent | Nous prenons le bus. | Otobüse biniyoruz. | |
| Biçim | finir: finis / finis / finit / finissons / finissez / finissent | Elle finit à six heures. | O altıda bitiriyor. | |
| Kural | nous ‑ons, vous ‑ez, ils ‑ent; vous faites, ils font, ils vont hariç | Nous allons au parc. / Ils vont au cinéma. | Parka gidiyoruz. / Sinemaya gidiyorlar. | |
| Biçim | partir: pars / pars / part / partons / partez / partent | Je pars à midi. | Öğlen yola çıkıyorum. | |
| Biçim | attendre: attends / attends / attend / attendons / attendez / attendent | Elle attend le bus. | O otobüsü bekliyor. | |
| Diğer biçimler | je mets, je sais, je connais, nous buvons, ils voient | Je connais Paul. | Paul’ü tanıyorum. | |
| Tuzak | vous faites, vous faisez değil; ils vont, ils allent değil | Vous faites du sport ? | Spor yapıyor musunuz? | |
| Tuzak | savoir bir bilgi için, connaître bir kişi ya da yer için | Je connais Paul. / Je sais où il habite. | Paul’ü tanıyorum. / Nerede oturduğunu biliyorum. |
Genel bakış
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.
- Bu fiillerde kök değişir: biçimleri ezbere, birbirine benzeyen gruplar hâlinde öğrenilir. Je vais au marché. / Ils font du sport.Pazara gidiyorum. / Onlar spor yapıyor.
- Hemen her zaman nous ‑ons, vous ‑ez, ils ‑ent alır. Nous allons au parc. / Vous venez demain ? / Elles prennent le train.Parka gidiyoruz. / Yarın geliyor musunuz? / Onlar trene biniyor.
- Üç biçim istisnadır: vous faites, ils font ve ils vont. Vous faites du sport ? / Ils vont au cinéma.Spor yapıyor musunuz? / Sinemaya gidiyorlar.
- ‑ir ve ‑re ile biten fiiller ailelere ayrılır: bir örnek, ailenin bütün fiilleri için yeter. Il choisit un livre. / Elle part à six heures. / Nous vendons du pain.O bir kitap seçiyor. / O altıda yola çıkıyor. / Ekmek satıyoruz.
- ‑er ile biten düzenli fiiller için bkz. Şimdiki zaman: ‑er fiilleri.
- être ve avoir için bkz. Être ve avoir.
- pouvoir, vouloir ve devoir için bkz. Modal fiiller: pouvoir, vouloir, devoir.
Biçim: aller, faire, venir
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.
| Kişi | aller | faire | venir | Seviye |
|---|---|---|---|---|
| je / j’ | vais | fais | viens | |
| tu | vas | fais | viens | |
| il / elle / on | va | fait | vient | |
| nous | allons | faisons | venons | |
| vous | allez | faites | venez | |
| ils / elles | vont | font | viennent |
- Aller, ‑er ile biten tek düzensiz fiildir: je vais, tu vas, il va. Comment allez‑vous ? — Je vais bien.Nasılsınız? — İyiyim.
- Vous faites ve ils font, ‑ez ve ‑ent kuralının istisnalarıdır. Qu’est-ce que vous faites ? / Mes parents font du vélo.Ne yapıyorsunuz? / Annemle babam bisiklete biniyor.
- Venir tekilde viens, vient, ils ile viennent olur. Tu viens ? / Elles viennent de Québec.Geliyor musun? / Onlar Québec’ten geliyor.
Biçim: prendre, boire, voir
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.
| Kişi | prendre | boire | voir | Seviye |
|---|---|---|---|---|
| je / j’ | prends | bois | vois | |
| tu | prends | bois | vois | |
| il / elle / on | prend | boit | voit | |
| nous | prenons | buvons | voyons | |
| vous | prenez | buvez | voyez | |
| ils / elles | prennent | boivent | voient |
- Çoğulda prendre d harfini kaybeder: nous prenons; ils ile n ikilenir: ils prennent. Il prend le bus. / Ils prennent le train.O otobüse biniyor. / Onlar trene biniyor.
- Boire ve voir çoğulda kök değiştirir: nous buvons, ils boivent; nous voyons, ils voient. Nous buvons du thé. / Ils voient la mer.Çay içiyoruz. / Onlar denizi görüyor.
Biçim: mettre, savoir, connaître
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A2 seviyesinde başlıyor.
| Kişi | mettre | savoir | connaître | Seviye |
|---|---|---|---|---|
| je / j’ | mets | sais | connais | |
| tu | mets | sais | connais | |
| il / elle / on | met | sait | connaît | |
| nous | mettons | savons | connaissons | |
| vous | mettez | savez | connaissez | |
| ils / elles | mettent | savent | connaissent |
- Mettre tekilde tek t taşır: il met, ama nous mettons. Je mets un pull. / Il met du sucre.Kazak giyiyorum. / O şeker koyuyor.
- Savoir ve connaître ‑ais, ‑ais, ‑ait alır; connaître t öncesinde düzeltme işaretini korur: il connaît. Tu sais la réponse ? / Elle connaît bien Nice.Cevabı biliyor musun? / O Nice’i iyi tanıyor.
Biçim: ‑ir fiilleri
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.
| Kişi | finir | choisir | réussir | Seviye |
|---|---|---|---|---|
| je / j’ | finis | choisis | réussis | |
| tu | finis | choisis | réussis | |
| il / elle / on | finit | choisit | réussit | |
| nous | finissons | choisissons | réussissons | |
| vous | finissez | choisissez | réussissez | |
| ils / elles | finissent | choisissent | réussissent |
- finir gibi: choisir, réussir, grandir. Çoğulda köke ‑iss- eklenir. Nous finissons à six heures. / Ils choisissent un film.Saat altıda bitiriyoruz. / Onlar bir film seçiyor.
| Kişi | partir | sortir | dormir | Seviye |
|---|---|---|---|---|
| je / j’ | pars | sors | dors | |
| tu | pars | sors | dors | |
| il / elle / on | part | sort | dort | |
| nous | partons | sortons | dormons | |
| vous | partez | sortez | dormez | |
| ils / elles | partent | sortent | dorment |
- Partir, sortir ve dormir tekilde kökün son ünsüzünü kaybeder: je pars, ama nous partons. Je pars à midi. / Tu sors ce soir ? / Il dort déjà.Öğlen yola çıkıyorum. / Bu akşam çıkıyor musun? / O çoktan uyudu.
Biçim: ‑re fiilleri
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A2 seviyesinde başlıyor.
| Kişi | attendre | répondre | vendre | Seviye |
|---|---|---|---|---|
| je / j’ | attends | réponds | vends | |
| tu | attends | réponds | vends | |
| il / elle / on | attend | répond | vend | |
| nous | attendons | répondons | vendons | |
| vous | attendez | répondez | vendez | |
| ils / elles | attendent | répondent | vendent |
- attendre gibi: répondre, vendre, perdre, entendre, descendre. Kök d harfini korur. J’attends le bus. / Elle répond au téléphone.Otobüsü bekliyorum. / O telefona cevap veriyor.
- il, elle ve on ile bu fiiller ek almaz: il attend. Il vend du pain. / On descend ici.O ekmek satıyor. / Burada iniyoruz.
Telaffuz: tekil ve çoğul
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.
| Kişi | partir | attendre | prendre | Seviye |
|---|---|---|---|---|
| je / j’ | /ʒə paʁ/ | /ʒatɑ̃/ | /ʒə pʁɑ̃/ | |
| tu | /ty paʁ/ | /ty atɑ̃/ | /ty pʁɑ̃/ | |
| il / elle / on | /il paʁ/ | /il atɑ̃/ | /il pʁɑ̃/ | |
| nous | /nu paʁtɔ̃/ | /nu zatɑ̃dɔ̃/ | /nu pʁənɔ̃/ | |
| vous | /vu paʁte/ | /vu zatɑ̃de/ | /vu pʁəne/ | |
| ils / elles | /il paʁt/ | /il zatɑ̃d/ | /il pʁɛn/ |
- Faisons /fəzɔ̃/ diye okunur, /ə/ ile: ai, e gibi duyulur. Nous faisons du sport.Spor yapıyoruz.
- Kökün son ünsüzü tekilde okunmaz, çoğulda duyulur: il part /il paʁ/, ils partent /il paʁt/. Il attend le bus. / Ils attendent le bus.O otobüsü bekliyor. / Onlar otobüsü bekliyor.
- Çoğulda genizsi ünlü sözlü ünlüye dönüşür: il vient /vjɛ̃/, ils viennent /vjɛn/. Il vient demain. / Ils viennent demain.O yarın geliyor. / Onlar yarın geliyor.
Kullanım: aller, faire, venir, prendre, boire, voir
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.
| Kullanım | Örnek | Türkçe | Seviye |
|---|---|---|---|
| aller: yer ve sağlık | Je vais à l’école. / Comment vas‑tu ? | Okula gidiyorum. / Nasılsın? | |
| venir de: köken | Je viens de Lyon. / Tu viens d’où ? | Lyon’danım. / Nerelisin? | |
| faire: bir etkinlik | Qu’est-ce que tu fais ? / Je fais du sport. | Ne yapıyorsun? / Spor yapıyorum. | |
| faire: hava durumu | Il fait beau. / Il fait froid ce matin. | Hava güzel. / Bu sabah hava soğuk. | |
| faire les courses, faire la cuisine | Nous faisons les courses le samedi. / Elle fait la cuisine. | Cumartesi günleri alışveriş yapıyoruz. / O yemek yapıyor. | |
| prendre: bir öğün, bir ulaşım aracı | Je prends un café. / Nous prenons le métro. | Bir kahve içiyorum. / Metroya biniyoruz. | |
| boire: bir içecek | Elle boit de l’eau. / Vous buvez du thé ? | O su içiyor. / Çay içiyor musunuz? | |
| voir: görülen ya da buluşulan şey | Je vois un chat. / Tu vois Marie demain ? | Bir kedi görüyorum. / Yarın Marie’yi görüyor musun? | |
| mettre: koymak, giysi giymek | Je mets mon manteau. / Il met le livre sur la table. | Paltomu giyiyorum. / O kitabı masanın üstüne koyuyor. |
- aller + mastar, yapılacak şeyi söyler: bkz. Yakın gelecek: je vais manger.
- Şehir ya da ülke ile venir de ve aller için bkz. Şehirler ve ülkeler.
- boire, prendre ve faire sonrasında du, de la ve des için bkz. Bölme artikelleri ve miktarlar.
- Kanada: Québec’te gıda alışverişi için faire l’épicerie de denir. Nous faisons l’épicerie le samedi.Cumartesi günleri market alışverişi yapıyoruz.
Karşılaştırma: savoir ve connaître
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A2 seviyesinde başlıyor.
| savoir | connaître | Türkçe | Seviye |
|---|---|---|---|
| bir bilgi, bir cevap | daha önce tanışılan kişi, yer ya da şey | ||
| Je sais où il habite. | Je connais Paul. | Nerede oturduğunu biliyorum. / Paul’ü tanıyorum. | |
| Tu sais qu’il est là ? | Vous connaissez Paris ? | Burada olduğunu biliyor musun? / Paris’i tanıyor musunuz? |
- savoir + mastar bir beceriyi anlatır: bkz. Modal fiiller: pouvoir, vouloir, devoir.
Sık yapılan hatalar
Bu bölümde veya altında bir şey yok. A1 seviyesinde başlıyor.
| Yanlış | Doğru | Kural | Seviye |
|---|---|---|---|
| Je vas au cinéma. | Je vais au cinéma. | je → vais | |
| Ils allent au parc. | Ils vont au parc. | ils / elles → vont | |
| Vous faisez du sport. | Vous faites du sport. | vous → faites | |
| Il prends le bus. | Il prend le bus. | il ile prend gelir, ‑s olmaz | |
| Ils prendent le métro. | Ils prennent le métro. | çoğulda prendre d harfini atar, n harfini ikiler | |
| Nous finons à six heures. | Nous finissons à six heures. | çoğulda finir fiilinin köküne ‑iss- eklenir | |
| Il est chaud aujourd’hui. | Il fait chaud aujourd’hui. | hava durumu faire ile söylenir: il fait chaud | |
| Je parts à six heures. | Je pars à six heures. | partir tekilde kökün ünsüzünü kaybeder: je pars | |
| Ils boient du thé. | Ils boivent du thé. | ils / elles → boivent |