| cuando | gelecekteki olay: dilek kipi | Cuando tenga dinero, viajaré. | Param olunca seyahat edeceğim. |
| cuando | alışkanlık veya geçmiş: haber kipi | Cuando tengo tiempo, leo. | Vaktim olduğunda kitap okurum. |
| hasta que | cuando ile aynı | Espera aquí hasta que vuelva. | Ben dönene kadar burada bekle. |
| después de que | gelecekteki olay: dilek kipi | Cenaremos después de que lleguen los niños. | Çocuklar geldikten sonra akşam yemeği yiyeceğiz. |
| antes de que | her zaman dilek kipi | Vámonos antes de que llueva. | Yağmur yağmadan gidelim. |
| para que | başka özneli amaç: dilek kipi | Te lo explico para que lo entiendas. | Anlaman için sana açıklıyorum. |
| para | aynı özneli amaç: mastar | Estudio para aprender. | Öğrenmek için çalışıyorum. |
| antes de / después de | aynı özne: mastar | Me lavo las manos antes de comer. | Yemekten önce ellerimi yıkarım. |
| Tuzak | cuando ile asla gelecek zaman kullanılmaz | Cuando sea mayor, seré médico. | Büyüyünce doktor olacağım. |
| Tuzak | soru sözcüğü cuándo haber kipiyle kullanılır | ¿Cuándo vienes? | Ne zaman geliyorsun? |