| Biçim | hablar: hablaba / hablabas / hablaba / hablábamos / hablaban | Antes trabajaba en un banco. | Eskiden bir bankada çalışıyordum. |
| Biçim | comer / vivir: comía / comías / comía / comíamos / comían | De niña vivía en el campo. | Çocukken kırsalda yaşıyordum. |
| Biçim | vosotros: hablabais / comíais / vivíais | ¿Dónde vivíais antes? | Daha önce nerede yaşıyordunuz? |
| Biçim | düzensiz: ser → era, ir → iba, ver → veía | La casa era pequeña. | Ev küçüktü. |
| Kullanım | kişilerin, nesnelerin, yerlerin ve zamanın betimlenmesi | Mi abuelo tenía una casa grande. | Büyükbabamın büyük bir evi vardı. |
| Kullanım | geçmişteki bir alışkanlık | Todos los días iba al colegio en bus. | Her gün okula otobüsle giderdim. |
| B1Kullanım | başka bir şey olduğunda sürmekte olan eylem | Cuando llegué, llovía. | Geldiğimde yağmur yağıyordu. |
| B1Kullanım | quería ile nazik bir rica | Quería un café, por favor. | Bir kahve rica edecektim. |
| Biçim | hay → había, sayı ne olursa olsun tekil | Había muchos niños. | Çok çocuk vardı. |
| Tuzak | yo ve él aynı biçimi paylaşır: yo trabajaba, él trabajaba | Ella cocinaba y yo limpiaba. | O yemek yapıyordu, ben de temizlik yapıyordum. |
| Tuzak | ía ile biten tüm biçimler ve hablábamos vurgu işareti taşır | Siempre hablábamos en inglés. | Hep İngilizce konuşurduk. |