| Biçim | hablar: hablaré / hablarás / hablará / hablaremos / hablarán | Mañana te llamaré. | Yarın seni arayacağım. |
| Biçim | vosotros: hablaréis / comeréis / viviréis | ¿Vendréis a la boda? | Düğüne gelecek misiniz? |
| Düzensiz gövdeler | tendré / pondré / saldré / vendré / podré | No podré ir. | Gidemeyeceğim. |
| Düzensiz gövdeler | haré / diré / querré / sabré / habrá | Lo haré mañana. | Bunu yarın yapacağım. |
| Kullanım | bir tahmin | Mañana lloverá en el norte. | Yarın kuzeyde yağmur yağacak. |
| Kullanım | bir söz | No se lo diré a nadie. | Kimseye söylemeyeceğim. |
| Kullanım | şimdiyle ilgili bir varsayım | ¿Dónde está Ana? Estará en casa. | Ana nerede? Herhalde evdedir. |
| Koşul | si ile şimdiki zaman, sonra gelecek zaman | Si llueve, nos quedaremos en casa. | Yağmur yağarsa evde kalacağız. |
| Tuzak | habrá her zaman tekil kalır | Mañana habrá mucha gente. | Yarın çok insan olacak. |
| Tuzak | koşulda si sözcüğünden sonra asla gelecek zaman gelmez | Si tengo tiempo, iré. | Vaktim olursa giderim. |