| Bileşik isim | son sözcük ana sözcüktür; ilk sözcük anlamını daraltır | a bus stop / a swimming pool | otobüs durağı / yüzme havuzu |
| Bileşik sıfat | sayıdan sonra tekil isim; isimden ya da zarftan sonra ortaç | a ten-minute walk / home-made jam / a well-known author | on dakikalık bir yürüyüş / ev yapımı reçel / tanınmış bir yazar |
| Tür dönüşümü | sözcük biçim değiştirmeden tür değiştirir; ekler düzenlidir | I'll email you. / Let's go for a run. | Sana e-posta atarım. / Hadi koşuya çıkalım. |
| Kısaltılmış biçimler | kırpmalar ve kaynaştırmalar birer sözcüktür; baş harf kısaltmaları sese göre a ya da an alır | I go to the gym. / an MP | Spor salonuna giderim. / bir milletvekili |
| C1Anlam ilişkisi | ilk isim maddeyi, amacı, yeri, eylemi yapanı ya da zamanı gösterir | a gold ring / a bus driver | altın yüzük / otobüs şoförü |
| C1Çoğul niteleyici | birkaç niteleyici çoğul biçimini korur | a sports car / a women's magazine | spor araba / kadın dergisi |
| C1İkileme | tekrarda ünlü değişir; i ünlüsü a ya da o ünlüsünden önce gelir | zigzag / ping-pong | zikzak / pinpon |
| C1Üretken öğe | -free, -proof ya da -led gibi bir öğe yeni sıfatlar türetir | a sugar-free drink | şekersiz bir içecek |
| C2İkili kalıp | sırayı uzunluk, ses ya da alışkanlık belirler | fish and chips / null and void | balık ve patates kızartması / geçersiz ve hükümsüz |
| C2Bileşik sözcük mü sözcük öbeği mi | bileşik sözcükte vurgu ilk sözcüktedir ve anlam parçalarının toplamından fazla olabilir | a ˈblackbird ≠ a black ˈbird | karatavuk ≠ siyah bir kuş |
| C2Yaratıcı tür dönüşümü | isimler fiile, öbekler niteleyiciye dönüşür; yalnızca o durum için | They gifted us a painting. / an I-told-you-so look | Bize bir tablo hediye ettiler. / “ben demiştim” bakışı |
| Tuzak | sayıdan sonraki isim tekil kalır | a five-year-old boy | beş yaşında bir oğlan |