| am / is / are going to + V | planlar ve niyetler; kanıta dayanan tahminler | We're going to visit Granada. / Look at those clouds. It's going to rain. | Granada’yı ziyaret edeceğiz. / Şu bulutlara bak. Yağmur yağacak. |
| am / is / are + V-ing | Present Continuous: kesinleşmiş düzenleme, gelecekteki bir zamanla | I'm seeing the dentist on Friday. | Cuma günü diş hekimine gidiyorum. |
| A2will / 'll / won't + V | o anda verilen kararlar, teklifler, sözler, görüşler (I think) | It's cold. I'll close the window. / I think she'll win. | Hava soğuk. Pencereyi kapatayım. / Bence o kazanacak. |
| A2V / V-s | Simple Present: tarifeler | The train leaves at 6:15. | Tren 6:15’te kalkıyor. |
| B1Tahmin | görüş ya da tahmin (I think): will; şu anda elde kanıt var: going to | I think it'll be a good year. / Watch out! You're going to fall. | Bence güzel bir yıl olacak. / Dikkat et! Düşeceksin. |
| B1Düzenleme ya da niyet | kesinleşmiş düzenleme: Present Continuous; niyet: going to | I'm meeting Sam at 8. / I'm going to learn Italian. | Sam’le saat 8’de buluşuyorum. / İtalyanca öğreneceğim. |
| Tuzak | planlar için going to kullanılır | I'm going to buy a car tomorrow. | Yarın bir araba alacağım. |
| A2Tuzak | will tek başına soru kurar | Will you come? | Gelecek misin? |