langs123
Seviye
Görünüm

Phrasal verbs: temel fiillerA2–B1

Fiil + parçacık yeni bir anlam taşır: get up, turn it off, look for, run out of. Ayrılabilir fiilde zamir, fiil ile parçacığın arasında yer alır: Turn it off. Pick it up.

Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm A2 seviyesinden başlar: A2 veya daha yüksek bir seviye seçin.

Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm A2 seviyesinden başlar: A2 veya daha yüksek bir seviye seçin.

Özet sayfaA2–B1

KonuKuralÖrnekTürkçe
Phrasal verbfiil + parçacık; parçacık fiile yeni bir anlam kazandırırI'm looking for my keys.Anahtarlarımı arıyorum.
Ayrılabilirisim, parçacıktan önce ya da sonra gelirTurn off the light. / Turn the light off.Işığı kapat.
Ayrılamaznesne her zaman parçacıktan sonra gelirLook after the baby.Bebeğe göz kulak ol.
Günlük rutinwake up, get up, put on, take off, turn onShe puts on her coat.Paltosunu giyer.
Gitmek ve gelmekgo out, come in, come back, pick upI pick up the children at three.Çocukları saat üçte alırım.
Aramak ve öğrenmeklook for, look after, look up, find out, fill inLook up the word.Sözcüğü sözlükte ara.
B1Devam etmek ve durmakcarry on, run out of, get on with, look forward toWe ran out of milk.Sütümüz bitti.
Tuzakayrılabilir fiilde zamir ortada yer alırTurn it off.Onu kapat.
B1Tuzaklook forward to ile isim ya da -ing biçimi kullanılırI look forward to seeing you.Seni görmeyi dört gözle bekliyorum.

Genel bakışA2

  • Phrasal verb, bir fiil + parçacık yapısıdır: get + up, turn + off, look + for.
  • Parçacık (up, off, on, out, back, down, in, for, after) fiile yeni bir anlam kazandırır.
  • Phrasal verb’ler günlük konuşmada çok yaygındır.

Biçim: nesneyleA2–B1

TürİsimleZamirle
AyrılabilirTurn off the light. / Turn the light off. — Işığı kapat.Turn it off. — Onu kapat.
AyrılamazLook after the baby. — Bebeğe göz kulak ol.Look after him. — Ona göz kulak ol.
Nesne yokSit down, please. — Lütfen otur.—
TürFiiller
Ayrılabilirwake sb up, put on, take off, turn on, turn off, try on, pick up, drop off, look up, fill in, write down, work out, give up
Ayrılamazlook for, look after, get on with, look forward to, run out of
Nesne yokwake up, get up, sit down, stand up, go out, come in, come back, set off, grow up, go on, carry on
  • Ayrılabilir fiilde zamir, fiil ile parçacığın arasında yer alır: pick it up.
  • İsim, parçacıktan önce ya da sonra gelir: pick up the bag / pick the bag up.
  • Ayrılamaz fiilde nesne her zaman parçacıktan sonra gelir: look after them.
  • find out fiilinin nesnesi genellikle parçacıktan sonra gelir: find out the price.
  • B1look forward to ve give up fiillerinden sonra isim ya da -ing biçimi gelir: I look forward to seeing you. / He gave up smoking. — Seni görmeyi dört gözle bekliyorum. / Sigarayı bıraktı.

Telaffuz: vurguA2

TürVurguÖrneklerTürkçe
Kendi anlamı olan parçacıkparçacıktaget up /ˌɡet ˈʌp/ · turn off /ˌtɜːn ˈɒf/ · pick up /ˌpɪk ˈʌp/kalkmak / kapatmak / almak
Fiil + edatfiildelook for /ˈlʊk fə/ · look after /ˈlʊk ˌɑːftə/aramak / bakmak

Günlük rutinA2

Phrasal verbAnlamÖrnekTürkçe
wake upuyumayı bırakmakI wake up at six.Altıda uyanırım.
get upyataktan kalkmakWe get up at seven.Saat yedide kalkarız.
put ongiysi giymeye başlamakShe puts on her coat.Paltosunu giyer.
take offgiysiyi çıkarmakHe takes off his shoes.Ayakkabılarını çıkarır.
try onuygun olup olmadığına bakmak için giysiyi giymekCan I try on this jacket?Bu ceketi deneyebilir miyim?
turn onışığı ya da makineyi çalıştırmakTurn on the TV.Televizyonu aç.
turn offışığı ya da makineyi durdurmakTurn the light off.Işığı kapat.
sit downbir yere oturmakPlease sit down.Lütfen otur.
stand upayağa kalkmakEveryone stands up.Herkes ayağa kalkar.

Gitmek ve gelmekA2–B1

Phrasal verbAnlamÖrnekTürkçe
go outbir şey yapmak için evden çıkmakWe go out on Fridays.Cuma günleri dışarı çıkarız.
come ingirmekCome in, please.Lütfen içeri gel.
come backgeri dönmekI come back at six.Altıda dönerim.
pick upbirini ya da bir şeyi almakI pick up the children at three.Çocukları saat üçte alırım.
B1set offyola çıkmakWe set off at eight.Saat sekizde yola çıkarız.
B1drop offbirini ya da bir şeyi bir yerde bırakmakI drop the kids off at school.Çocukları okula bırakırım.
B1grow upyetişkin olmakShe grew up in Leeds.Leeds’te büyüdü.

Aramak ve öğrenmekA2–B1

Phrasal verbAnlamÖrnekTürkçe
look forbulmaya çalışmakI'm looking for my keys.Anahtarlarımı arıyorum.
look afterbakmak, ilgilenmekShe looks after her gran.Büyükannesine bakar.
look upsözlükte ya da internette aramakLook up the word.Sözcüğü sözlükte ara.
find outbir bilgiyi öğrenmekI want to find out the price.Fiyatı öğrenmek istiyorum.
fill inbilgileri forma yazmakFill in this form. (ABD: fill out)Bu formu doldur.
write downkâğıda yazmakWrite down my number.Numaramı yaz.
B1work outçözmek ya da hesaplamakI can't work out the answer.Cevabı çözemiyorum.

Devam etmek ve durmakA2–B1

Phrasal verbAnlamÖrnekTürkçe
go ondevam etmekPlease go on.Lütfen devam et.
give updenemekten ya da bir alışkanlıktan vazgeçmekI give up! / He gave up smoking.Pes ediyorum! / Sigarayı bıraktı.
B1carry ondevam etmekCarry on working.Çalışmaya devam et.
B1run out ofelinde kalmamakWe ran out of milk.Sütümüz bitti.
B1look forward todört gözle beklemekI look forward to the weekend.Hafta sonunu dört gözle bekliyorum.
B1get on withbiriyle iyi geçinmekI get on with my sister.Kız kardeşimle iyi geçinirim.

Sık yapılan hatalarA2–B1

✗✓Kural
Turn off it.Turn it off.ayrılabilir fiil + zamir: zamir ortada yer alır
Can you wake up me at seven?Can you wake me up at seven?zamir wake ile up arasında yer alır
She looks them after.She looks after them.ayrılamaz fiil: nesne parçacıktan sonra gelir
B1We ran out milk.We ran out of milk.run out of için of gerekir
B1I look forward to see you.I look forward to seeing you.to burada edattır: isim ya da -ing biçimi
B1He gave up to smoke.He gave up smoking.give up + -ing