Türkçe

Vurgu ve yarık cümleler

B2–C2Cümle kurma 20 dk

Vurgulu do ile it ve wh- ile kurulan yarık cümleler cümlenin bir bölümünü öne çıkarır. Yarık cümle odağı be fiilinden sonra, cümlenin geri kalanını ise bir yan cümlede verir: It was Tom who broke the window. What I need is a holiday.

Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm B2 seviyesinden başlar: B2 veya daha yüksek bir seviye seçin.

Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm B2 seviyesinden başlar: B2 veya daha yüksek bir seviye seçin.

Özet sayfaB2–C2

KonuKuralÖrnekTürkçe
Vurgulu dodo / does / did + yalın fiil vurgu alırShe did tell me.O bana gerçekten söyledi.B2
it ile yarık cümleIt + be + odak + who / that + cümleIt was Tom who broke it.Onu kıran Tom’du.B2
wh- ile yarık cümleWhat + cümle + be + odak; veya ters sırayla: odak + be + what + cümleWhat I need is a holiday.İhtiyacım olan şey bir tatil.B2
İsimle kurulan söz kalıplarıall, the thing, the reason ve the place yan cümleyi açarAll I want is peace and quiet.Tek istediğim huzur ve sessizlik.B2
Odak olarak yan cümleodak bir yan cümle olabilir: only when, not until, becauseIt was only when she left that I realised.Ancak o gittiğinde fark ettim.C1
Açıklayıcı yarık cümlebir nedeni reddeder, gerçek nedeni söylerIt isn't that I don't like her; it's that I'm busy.Ondan hoşlanmadığımdan değil, meşgul olduğumdan.C1
Cevaplaryarık cümle bir wh- sorusunu yanıtlar; ana vurgu odağa düşerWho broke it? — It was Tom.Bunu kim kırdı? — Tom kırdı.C1
Odak olarak mastardo fiilinin bir biçiminden sonra odak, to’suz mastar ya da to ile mastardırAll you have to do is (to) press the button.Tek yapman gereken düğmeye basmak.C2
Tutum kalıplarıthe fact is, the thing is ve benzer kalıplar bir ifadeyi başlatırThe trouble is that the shop closes at five.Sorun şu ki dükkân beşte kapanıyor.C2
Resmî yazıresmî yarık cümleler bir nedene ya da bağlama gönderme yaparIt is for this reason that the committee refused.Komite işte bu nedenle reddetti.C2
Önce konuönce konu gelir, sonra kendi öznesi olan bir cümleAs for Tom, he has gone home.Tom’a gelince, o eve gitti.C2
Tuzakwho veya that odağın yerini tutar: ikinci bir özne ya da nesne gelmezIt was Ana that I met.Karşılaştığım kişi Ana’ydı.B2

Genel bakışB2

  • Yarık cümle, be fiilinin bir biçiminden sonra cümlenin bir bölümünü odağa alır. It was the bus that I missed.Kaçırdığım şey otobüstü.
  • Odak yeni, düzeltilmiş ya da karşıt bilgiyi taşır; cümlenin geri kalanı bilinen kısımdır.
  • Vurgulu do fiili vurgular; it ile yarık cümle bir ögeyi öne çıkarır; wh- ile yarık cümle odağa hazırlar.
  • Cümlenin olağan sırası için bkz. Sözcük sırası.

Biçim: vurgulu doB2

BiçimKalıpÖrnek
Şimdiki zamando / does + yalın fiilI do like it. / She does know the answer.Bunu gerçekten beğeniyorum. / O cevabı gerçekten biliyor.B2
Geçmiş zamandid + yalın fiilShe did tell me.O bana gerçekten söyledi.B2
Emir kipido + yalın fiilDo sit down. / Do be careful.Hadi otur. / Lütfen dikkatli ol.B2
  • Olumlu cümlelerde vurguyu be, yardımcı have ve modal fiiller kendileri alır, do almaz. She is late. / I have finished. / He can swim.O gerçekten geç kaldı. / Gerçekten bitirdim. / O gerçekten yüzebiliyor.
  • Olumsuz cümlede ya da soruda do zaten vardır; do üzerindeki vurgu pekiştirmeyi sağlar. I didn't take it.Onu ben almadım.

Kullanım: vurgulu doB2

KullanımÖrnekTürkçe
Bir şüpheyi ya da inkârı çürütürYou never help me. — I do help you!Bana hiç yardım etmiyorsun. — Ediyorum ya!B2
Bir şeyin doğru olduğunda ya da gerçekten olduğunda ısrar ederI did tell you about the party.Sana partiden bahsetmiştim ya.B2
Bir noktayı kabul eder, sonra bir ama eklerShe did apologise, but it was too late.Özür diledi gerçi, ama çok geçti.B2
Bir davete, bir temenniye ya da bir iltifata sıcaklık katarDo have some cake. / We do hope you can come. / I do like your garden.Lütfen biraz pasta al. / Gelebilmeni gerçekten umuyoruz. / Bahçeni gerçekten çok beğeniyorum.B2

Biçim: it ile yarık cümleB2

OdakBağlayıcıÖrnekTürkçe
Özne olarak bir kişiwho veya thatIt was Ana who found the keys.Anahtarları bulan Ana’ydı.B2
Özne olarak bir şeythatIt was the wind that opened the door.Kapıyı açan rüzgârdı.B2
Bir nesnethat veya bağlayıcısızIt was the blue bag that I bought.Aldığım şey mavi çantaydı.B2
Bir zaman sözcüğüthatIt was yesterday that I saw her.Onu gördüğüm gün dündü.B2
Bir edat öbeğithatIt was in Paris that we met.Tanıştığımız yer Paris’ti.B2
CümleKalıpÖrnek
OlumluIt + be + odak + that + cümleIt was Tom that broke it.Onu kıran Tom’du.B2
OlumsuzIt + isn't / wasn't + odak + that + cümleIt wasn't me that broke it.Onu kıran ben değildim.B2
SoruIs / Was + it + odak + that + cümleWas it Tom that broke it?Onu kıran Tom muydu?B2
  • Be zamanı gösterir: is şimdiki zaman ve genel doğrular için, was geçmiş için, will be gelecek için. It is the manager who decides. / It will be Ana who tells him.Karar veren müdürdür. / Ona söyleyecek olan Ana olacak.
  • Bağlayıcı yan cümlede odağın yerini tutar; bu yüzden cümlede ne özne ne de nesne tekrarlanır. It was Tom who broke it.Onu kıran Tom’du.
  • Özenli üslupta edat ismiyle birlikte kalır, konuşmada ise sona gider. It was to Ana that I gave the key. = It was Ana that I gave the key to.Anahtarı verdiğim kişi Ana’ydı.
  • who veya that sözcüğünden sonraki yan cümle bir ilgi cümlesi gibi işler: bkz. İlgi cümleleri.

Biçim: wh- ile yarık cümleB2

OdakKalıpÖrnekTürkçe
Bir isimWhat + cümle + be + isimWhat I need is a holiday.İhtiyacım olan şey bir tatil.B2
Bir eylemWhat + özne + do / does / did + be + mastarWhat he did was (to) leave early.Yaptığı şey erken ayrılmaktı.B2
that ile kurulan yan cümleWhat + fiil + be + that + cümleWhat happened was that the bus broke down.Olan şey şuydu: otobüs bozuldu.B2
Ters sıraisim + be + what + cümleA holiday is what I need.Bir tatil, işte ihtiyacım olan şey.B2
  • wh- yan cümlesi öznedir; bu yüzden be, çoğul bir odaktan önce bile genellikle tekil kalır. What I need is two weeks off.İhtiyacım olan şey iki hafta izin.
  • Yan cümlede do yoksa mastar to sözcüğünü korur. What I want is to sleep.İstediğim şey uyumak.

Söz kalıpları: all, the thing, the reasonB2

Söz kalıbıÖrnekTürkçe
All + cümle + be + odakAll I want is peace and quiet.Tek istediğim huzur ve sessizlik.B2
The thing + (that) + cümle + be + odakThe thing that annoys me is the noise.Beni rahatsız eden şey gürültü.B2
The reason + (why) + cümle + be + odakThe reason I left was that the pay was low.Ayrılma nedenim maaşın düşük olmasıydı.B2
The place + (where) + cümle + be + odakThe place where we met was a small café.Tanıştığımız yer küçük bir kafeydi.B2
The first thing + cümle + be + odakThe first thing I do is make coffee.Yaptığım ilk şey kahve yapmaktır.B2

Kullanım: odak, düzeltme ve özetlemeB2

KullanımÖrnekTürkçe
it ile yarık cümle: sorumlu kişiyi ya da şeyi adlandırırIt was the neighbours who complained.Şikâyet eden komşulardı.B2
it ile yarık cümle: bir ayrıntıyı düzeltir, çoğu zaman önce olumsuzlaIt wasn't the red one I wanted; it was the blue one.İstediğim kırmızı olan değildi; mavi olandı.B2
wh- ile yarık cümle: neye ihtiyacın olduğunu, neyi istediğini ya da sevdiğini söyler, sonra onu adlandırırWhat I like most is the quiet.En çok sevdiğim şey sessizlik.B2
wh- ile yarık cümle: bir hikâyenin can alıcı noktasına hazırlarWhat happened next was that the lights went out.Sonra olan şey ışıkların sönmesi oldu.B2
Ters wh- yarık cümlesi: özetler ya da onaylarYes, that's what I mean.Evet, demek istediğim tam olarak bu.B2

Karşılaştırma: it ile ve wh- ile yarık cümleB2

KonuIt-cleftWh-cleft
Odaktek bir öge: özne, nesne veya zarf tümlecibir isim, bir eylem ya da bütün bir cümleB2
Sıraönce odak, sonra yan cümle gelirönce yan cümle, sonra odak gelirB2
ÖrnekIt was the red scarf that I lost.Kırmızı atkıydı kaybettiğim.What I lost was the red scarf.Kaybettiğim şey kırmızı atkıydı.B2
Odak olarak bir kişiIt was Tom who broke it.Onu kıran Tom’du.The person who broke it was Tom.Onu kıran kişi Tom’du.B2

Odağı yan cümle olan yarık cümlelerC1

OdakÖrnekTürkçe
only when ve bir yan cümleIt was only when she left that I realised.Ancak o gittiğinde fark ettim.C1
only after ve bir zaman ifadesiIt was only after dinner that he called.Ancak akşam yemeğinden sonra aradı.C1
not until ve bir zaman ifadesi ya da yan cümleIt was not until midnight that the rain stopped.Yağmur ancak gece yarısı dindi.C1
because ve bir yan cümleIt was because he was ill that we cancelled.İptal etmemizin nedeni onun hasta olmasıydı.C1
Tarz bildiren bir ifade; that sonrasında edilgen bir cümle gelirIt was by chance that the letter was found.Mektup tesadüfen bulundu.C1
  • not until sözcüğünden sonra fiil olumludur; not cümleyi zaten olumsuz yapar. It was not until May that the shop opened.Dükkân ancak mayısta açıldı.
  • Edilgen cümleler için bkz. Edilgen çatı.

Açıklayıcı yarık cümlelerC1

KalıpKullanımÖrnekTürkçe
It isn't that…, it's that…bir nedeni reddeder, gerçek nedeni söylerIt isn't that I don't like her; it's that I'm busy.Ondan hoşlanmadığımdan değil, meşgul olduğumdan.C1
What…was…güçlü bir duyguyu ya da etkiyi adlandırırWhat annoyed me most was the delay.Beni en çok sinirlendiren şey gecikmeydi.C1
What…is… ve odak olarak bir sorusoruyu sona koyarWhat I'd like to know is why nobody told me.Bilmek istediğim şey, neden kimsenin bana söylemediği.C1

Soru ve cevaplarda yarık cümlelerC1

KullanımÖrnekTürkçe
Yarık cümle, eylemi yapana dair bir soruyu yanıtlarWho broke the vase? — It was Tom.Vazoyu kim kırdı? — Tom kırdı.C1
Yarık cümle, zaman ya da yere dair bir soruyu yanıtlarWhere did you meet? — It was in Paris.Nerede tanıştınız? — Tanıştığımız yer Paris’ti.C1
wh- ile yarık cümle, istekle ilgili bir soruyu yanıtlarWhat do you want for your birthday? — What I'd really like is a quiet evening.Doğum günün için ne istersin? — Gerçekten istediğim şey sakin bir akşam.C1
Bir soru da kendi başına yarık cümle olabilirWho was it that called? / What was it that you said?Arayan kimdi? / Söylediğin şey neydi?C1
  • Ana vurgulu hece, yani en güçlü vurgu, odağa düşer; ondan sonraki yan cümle alçak kalır. It was Tom who broke it. ↘Onu kıran Tom’du.

Mastarlı ve tamamlanmış mastarlı yarık cümlelerC2

Söz kalıbıÖrnekTürkçe
All + cümle + be + mastarAll you have to do is (to) press the button.Tek yapman gereken düğmeye basmak.C2
The best thing to do + be + mastarThe best thing to do is (to) wait.Yapılacak en iyi şey beklemek.C2
What + cümle + be + to have + past participleWhat I'd hoped was to have finished by now.Umduğum şey şimdiye kadar bitirmiş olmaktı.C2
  • Yan cümle ya da kalıp do içerdiğinde, odaktaki mastar to olmadan ya da to ile kullanılır. All I did was ask. / All I did was to ask.Ben sadece sordum.
  • Odaktaki tamamlanmış mastar, gerçekleşmemiş olabilecek bir umuda ya da plana geri bakar.

Tutum kalıplarıC2

Söz kalıbıKullanımÖrnekTürkçe
The fact is + (that) + cümlebir inanca ya da umuda karşı yalın bir gerçeği söylerThe fact is that nobody came.Gerçek şu ki kimse gelmedi.C2
The trouble is + (that) + cümlegüçlüğü adlandırırThe trouble is that the shop closes at five.Sorun şu ki dükkân beşte kapanıyor.C2
The point is + (that) + cümleönemli olana geri dönerThe point is that we have no time.Mesele şu ki zamanımız yok.C2
The thing is + (that) + cümlekonuşmada bir mazereti ya da kuşkuyu başlatırThe thing is, I have no money with me.Şey, yanımda hiç param yok.C2
  • Konuşmada that düşer ve kalıptan sonra kısa bir duraklama gelir. The thing is, I'm late.Şey, geç kaldım.

Yazıda resmî yarık cümlelerC2

Söz kalıbıKullanımÖrnekTürkçe
It is for this reason that…daha önce belirtilmiş bir nedeni verirIt is for this reason that the committee refused.Komite işte bu nedenle reddetti.C2
It is in this context that…bir noktayı az önce anlatılan çerçeveye yerleştirirIt is in this context that the new law should be read.Yeni yasa işte bu bağlamda okunmalıdır.C2
What is striking is…okurun dikkatini dikkate değer bir olguya çekerWhat is striking is how little has changed.Dikkat çekici olan şey, ne kadar az şeyin değiştiği.C2
What emerges is…bir sonucu ya da bulguyu duyururWhat emerges is a clear pattern.Ortaya çıkan şey net bir örüntüdür.C2
  • Odakta this veya these gibi bir sözcük, yarık cümleyi önceki cümleye bağlar. It is in these cases that care matters most.Özenin en çok önem taşıdığı yer bu durumlardır.

Önce konuC2

Söz kalıbıKullanımÖrnekTürkçe
As for…yeni bir konuya geçer ya da bir konuyu diğerine karşı koyarAs for Tom, he has gone home.Tom’a gelince, o eve gitti.C2
Speaking of…yeni bir konuyu az önce söylenene bağlarSpeaking of money, we should check the budget.Paradan açılmışken bütçeyi kontrol etmeliyiz.C2
The thing about…is…bir kişinin ya da şeyin başlıca özelliğini belirtirThe thing about him is that he never listens.Onun olayı şu ki hiç dinlemez.C2
bir isim öbeği, sonra bir zamirkonuşmada konuyu başa alır ve bir zamirle yinelerMy sister, she lives in Leeds.Kız kardeşim, o Leeds’te yaşıyor.C2
  • Konudan sonra gelen yorum kendi öznesini korur. As for Tom, he has gone home.Tom’a gelince, o eve gitti.

Sık yapılan hatalarB2–C2

YanlışDoğruKural
It was Tom that he broke it.It was Tom that broke it.bağlayıcı öznenin yerini tutar; bu yüzden ikinci bir özne gelmezB2
It was the red one that I wanted it.It was the red one that I wanted.bağlayıcı nesnenin yerini tutar; bu yüzden ikinci bir nesne gelmezB2
It was in Paris where we met.It was in Paris that we met.that zaman ya da yer odağından sonra yan cümleyi açar; where ve when açmazB2
What I need it is a holiday.What I need is a holiday.wh- yan cümlesi öznedir; bu yüzden ardından it gelmezB2
She does likes it.She does like it.do, does veya did sonrasındaki fiil yalın hâlde kalırB2
I do am tired.I am tired.be vurguyu kendisi alır; do almazB2
It was not until midnight that did she arrive.It was not until midnight that she arrived.that sonrasındaki cümle bildirme cümlesinin sırasını korurC1
Who it was that broke the vase?Who was it that broke the vase?yarık soru cümlesi soru sırasını korur: soru sözcüğü, be, itC1
All you have to do is pressing the button.All you have to do is press the button.bu kalıptan sonra odak bir mastardırC2
As for Tom, has gone home.As for Tom, he has gone home.as for bir konu açar; ardından gelen cümlenin öznesi vardırC2

Seviye

Seçilen seviyenin üstündeki içerik gizlenir.