Can ve couldA1–A2
Can yeterlilik, izin ve rica için; could geçmişteki yeterlilik, nazik rica ve olasılık için kullanılır. Can ve could hiç değişmez ve to olmadan yalın fiille kullanılır: She can swim. Can she swim?
Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm A1 seviyesinden başlar: A1 veya daha yüksek bir seviye seçin.
Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm A1 seviyesinden başlar: A1 veya daha yüksek bir seviye seçin.
Özet sayfaA1–A2
| Konu | Kural | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| Biçim | özne + can + yalın fiil; tüm özneler için tek biçim | She can swim. | O yüzebiliyor. |
| Olumsuz | can't; tam biçimi cannot, tek sözcük | I can't swim. | Yüzemiyorum. |
| Soru | Can + özne + yalın fiil; do yok | Can you swim? | Yüzebiliyor musun? |
| Yeterlilik | can, beceriler için | I can cook pasta. | Makarna pişirebilirim. |
| İzin | can izin verir, can't yasaklar; izin istemek için: Can I…? | You can park here. / Can I open the window? | Buraya park edebilirsin. / Pencereyi açabilir miyim? |
| Rica | Can you…? yardım ister | Can you help me, please? | Bana yardım edebilir misin, lütfen? |
| A2Geçmişte yeterlilik | could, geçmişteki genel yeterlilik için | I could run fast when I was young. | Gençken hızlı koşabilirdim. |
| A2Nazik rica | Could, can sözcüğünden daha naziktir | Could you open the door, please? | Kapıyı açabilir misiniz, lütfen? |
| A2Olasılık | could, neyin olabileceğini söyler | It could rain later. | Birazdan yağmur yağabilir. |
| A2Diğer zamanlar | be able to, can yerine geçer | I'll be able to help you tomorrow. | Yarın sana yardım edebileceğim. |
| A2Tuzak | geçmişteki tek seferlik bir başarıda was / were able to kullanılır | The fire was big, but we were able to escape. | Yangın büyüktü ama kaçmayı başardık. |
Genel bakışA1
- can ve could tüm özneler için tek biçimdedir: I can, she can.
- can ya da could sonrasında fiil yalın biçimdedir: She can swim. — O yüzebiliyor.
- Soru ve olumsuz cümleler do gerektirmez: Can you swim? / I can't swim. — Yüzebiliyor musun? / Yüzemiyorum.
- Yazıda olumsuz biçim can't; tam biçimi cannot, tek sözcük.
Telaffuz: can ve can'tA1
| Biçim | Ses | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| can (zayıf biçim, cümle içinde) | /kən/ | I can swim. /aɪ kən ˈswɪm/ | Yüzebiliyorum. |
| can (güçlü biçim, cümle sonunda ya da vurgu için) | /kæn/ | Yes, I can. /jes aɪ ˈkæn/ | Evet, yapabilirim. |
| can't | /kɑːnt/ (ABD: /kænt/) | I can't swim. /aɪ ˈkɑːnt swɪm/ | Yüzemiyorum. |
- Olumlu cümlede vurgu ana fiile düşer; bu yüzden can kısa okunur.
- can't her zaman vurgulu okunur ve İngiliz İngilizcesinde uzun ünlü içerir.
KullanımA1–A2
| Kullanım | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| Yeterlilik: beceriler (can) | I can cook pasta. | Makarna pişirebilirim. |
| İzin: izin verilen şeyler (can) | You can park here. | Buraya park edebilirsin. |
| Yasak (can't) | You can't smoke here. | Burada sigara içemezsin. |
| İzin isteme (Can I…?) | Can I open the window? | Pencereyi açabilir miyim? |
| Ricalar (Can you…?) | Can you help me, please? | Bana yardım edebilir misin, lütfen? |
| A2Duyular: see, hear, smell | I can hear music. | Müzik duyuyorum. |
| A2Geçmişte genel yeterlilik (could) | I could run fast when I was young. | Gençken hızlı koşabilirdim. |
| A2Nazik ricalar (Could you…?) | Could you open the door, please? | Kapıyı açabilir misiniz, lütfen? |
| A2Nazik izin isteme (Could I…?) | Could I use your phone? | Telefonunuzu kullanabilir miyim? |
| A2Olasılık | It could rain later. | Birazdan yağmur yağabilir. |
A2
- Rica ederken Could, can sözcüğünden daha naziktir. Cevapta can kullanılır: Could I sit here? — Yes, of course you can. — Buraya oturabilir miyim? — Evet, tabii ki oturabilirsiniz.
- be able to, diğer zamanlarda can yerine geçer: I'll be able to help you tomorrow. — Yarın sana yardım edebileceğim.
- Geçmişteki tek seferlik bir başarıda was / were able to kullanılır: The fire was big, but we were able to escape. — Yangın büyüktü ama kaçmayı başardık.
- Olasılığı bildiren diğer sözcükler için bkz. May ve might.
Sık yapılan hatalarA1–A2
| ✗ | ✓ | Kural |
|---|---|---|
| She cans swim. | She can swim. | can -s almaz |
| I can to swim. | I can swim. | can + yalın fiil; to yok |
| Do you can swim? | Can you swim? | can ile kurulan sorularda do gerekmez |
| I don't can swim. | I can't swim. | olumsuz = can't |
| A2I can swim when I was five. | I could swim when I was five. | geçmişte yeterlilik → could |
| She can swims. | She can swim. | can + yalın fiil |