Phrasal verbs: temel fiillerA2–B1
Fiil + parçacık yeni bir anlam taşır: get up, turn it off, look for, run out of. Ayrılabilir fiilde zamir, fiil ile parçacığın arasında yer alır: Turn it off. Pick it up.
Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm A2 seviyesinden başlar: A2 veya daha yüksek bir seviye seçin.
Mevcut seviyede gösterilecek bilgi yok. Bu görünüm A2 seviyesinden başlar: A2 veya daha yüksek bir seviye seçin.
Özet sayfaA2–B1
| Konu | Kural | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| Phrasal verb | fiil + parçacık; parçacık fiile yeni bir anlam kazandırır | I'm looking for my keys. | Anahtarlarımı arıyorum. |
| Ayrılabilir | isim, parçacıktan önce ya da sonra gelir | Turn off the light. / Turn the light off. | Işığı kapat. |
| Ayrılamaz | nesne her zaman parçacıktan sonra gelir | Look after the baby. | Bebeğe göz kulak ol. |
| Günlük rutin | wake up, get up, put on, take off, turn on | She puts on her coat. | Paltosunu giyer. |
| Gitmek ve gelmek | go out, come in, come back, pick up | I pick up the children at three. | Çocukları saat üçte alırım. |
| Aramak ve öğrenmek | look for, look after, look up, find out, fill in | Look up the word. | Sözcüğü sözlükte ara. |
| B1Devam etmek ve durmak | carry on, run out of, get on with, look forward to | We ran out of milk. | Sütümüz bitti. |
| Tuzak | ayrılabilir fiilde zamir ortada yer alır | Turn it off. | Onu kapat. |
| B1Tuzak | look forward to ile isim ya da -ing biçimi kullanılır | I look forward to seeing you. | Seni görmeyi dört gözle bekliyorum. |
Genel bakışA2
- Phrasal verb, bir fiil + parçacık yapısıdır: get + up, turn + off, look + for.
- Parçacık (up, off, on, out, back, down, in, for, after) fiile yeni bir anlam kazandırır.
- Phrasal verb’ler günlük konuşmada çok yaygındır.
Biçim: nesneyleA2–B1
| Tür | İsimle | Zamirle |
|---|---|---|
| Ayrılabilir | Turn off the light. / Turn the light off. — Işığı kapat. | Turn it off. — Onu kapat. |
| Ayrılamaz | Look after the baby. — Bebeğe göz kulak ol. | Look after him. — Ona göz kulak ol. |
| Nesne yok | Sit down, please. — Lütfen otur. | — |
| Tür | Fiiller |
|---|---|
| Ayrılabilir | wake sb up, put on, take off, turn on, turn off, try on, pick up, drop off, look up, fill in, write down, work out, give up |
| Ayrılamaz | look for, look after, get on with, look forward to, run out of |
| Nesne yok | wake up, get up, sit down, stand up, go out, come in, come back, set off, grow up, go on, carry on |
- Ayrılabilir fiilde zamir, fiil ile parçacığın arasında yer alır: pick it up.
- İsim, parçacıktan önce ya da sonra gelir: pick up the bag / pick the bag up.
- Ayrılamaz fiilde nesne her zaman parçacıktan sonra gelir: look after them.
- find out fiilinin nesnesi genellikle parçacıktan sonra gelir: find out the price.
- B1look forward to ve give up fiillerinden sonra isim ya da -ing biçimi gelir: I look forward to seeing you. / He gave up smoking. — Seni görmeyi dört gözle bekliyorum. / Sigarayı bıraktı.
Telaffuz: vurguA2
| Tür | Vurgu | Örnekler | Türkçe |
|---|---|---|---|
| Kendi anlamı olan parçacık | parçacıkta | get up /ˌɡet ˈʌp/ · turn off /ˌtɜːn ˈɒf/ · pick up /ˌpɪk ˈʌp/ | kalkmak / kapatmak / almak |
| Fiil + edat | fiilde | look for /ˈlʊk fə/ · look after /ˈlʊk ˌɑːftə/ | aramak / bakmak |
Günlük rutinA2
| Phrasal verb | Anlam | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| wake up | uyumayı bırakmak | I wake up at six. | Altıda uyanırım. |
| get up | yataktan kalkmak | We get up at seven. | Saat yedide kalkarız. |
| put on | giysi giymeye başlamak | She puts on her coat. | Paltosunu giyer. |
| take off | giysiyi çıkarmak | He takes off his shoes. | Ayakkabılarını çıkarır. |
| try on | uygun olup olmadığına bakmak için giysiyi giymek | Can I try on this jacket? | Bu ceketi deneyebilir miyim? |
| turn on | ışığı ya da makineyi çalıştırmak | Turn on the TV. | Televizyonu aç. |
| turn off | ışığı ya da makineyi durdurmak | Turn the light off. | Işığı kapat. |
| sit down | bir yere oturmak | Please sit down. | Lütfen otur. |
| stand up | ayağa kalkmak | Everyone stands up. | Herkes ayağa kalkar. |
Gitmek ve gelmekA2–B1
| Phrasal verb | Anlam | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| go out | bir şey yapmak için evden çıkmak | We go out on Fridays. | Cuma günleri dışarı çıkarız. |
| come in | girmek | Come in, please. | Lütfen içeri gel. |
| come back | geri dönmek | I come back at six. | Altıda dönerim. |
| pick up | birini ya da bir şeyi almak | I pick up the children at three. | Çocukları saat üçte alırım. |
| B1set off | yola çıkmak | We set off at eight. | Saat sekizde yola çıkarız. |
| B1drop off | birini ya da bir şeyi bir yerde bırakmak | I drop the kids off at school. | Çocukları okula bırakırım. |
| B1grow up | yetişkin olmak | She grew up in Leeds. | Leeds’te büyüdü. |
Aramak ve öğrenmekA2–B1
| Phrasal verb | Anlam | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| look for | bulmaya çalışmak | I'm looking for my keys. | Anahtarlarımı arıyorum. |
| look after | bakmak, ilgilenmek | She looks after her gran. | Büyükannesine bakar. |
| look up | sözlükte ya da internette aramak | Look up the word. | Sözcüğü sözlükte ara. |
| find out | bir bilgiyi öğrenmek | I want to find out the price. | Fiyatı öğrenmek istiyorum. |
| fill in | bilgileri forma yazmak | Fill in this form. (ABD: fill out) | Bu formu doldur. |
| write down | kâğıda yazmak | Write down my number. | Numaramı yaz. |
| B1work out | çözmek ya da hesaplamak | I can't work out the answer. | Cevabı çözemiyorum. |
Devam etmek ve durmakA2–B1
| Phrasal verb | Anlam | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| go on | devam etmek | Please go on. | Lütfen devam et. |
| give up | denemekten ya da bir alışkanlıktan vazgeçmek | I give up! / He gave up smoking. | Pes ediyorum! / Sigarayı bıraktı. |
| B1carry on | devam etmek | Carry on working. | Çalışmaya devam et. |
| B1run out of | elinde kalmamak | We ran out of milk. | Sütümüz bitti. |
| B1look forward to | dört gözle beklemek | I look forward to the weekend. | Hafta sonunu dört gözle bekliyorum. |
| B1get on with | biriyle iyi geçinmek | I get on with my sister. | Kız kardeşimle iyi geçinirim. |
Sık yapılan hatalarA2–B1
| ✗ | ✓ | Kural |
|---|---|---|
| Turn off it. | Turn it off. | ayrılabilir fiil + zamir: zamir ortada yer alır |
| Can you wake up me at seven? | Can you wake me up at seven? | zamir wake ile up arasında yer alır |
| She looks them after. | She looks after them. | ayrılamaz fiil: nesne parçacıktan sonra gelir |
| B1We ran out milk. | We ran out of milk. | run out of için of gerekir |
| B1I look forward to see you. | I look forward to seeing you. | to burada edattır: isim ya da -ing biçimi |
| B1He gave up to smoke. | He gave up smoking. | give up + -ing |