# Zarf cümlecikleri

https://langs123.com/tr/ukrainian/sentence/adverbial-clauses/
CEFR C1–C2 · 2026-10-19 · CC BY 4.0, langs123 contributors (https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/)

> Yer, tarz, derece, zaman, neden ve ödün bildiren yan cümleler bağlaçlarla bağlanır; ana cümlede de onlara karşılık gelen sözcükler bulunur. Ana cümledeki karşılık sözcük ile yan cümledeki bağlayıcı sözcük aynı şeyi gösterir: Ми пої́демо туди́, куди́ веде́ ця доро́га.

## Özet sayfa

| Konu | Kural | Örnek | Türkçe |
| --- | --- | --- | --- |
| Yer: де, куди́, зві́дки | Ana cümlede там, туди́, зві́дти; yan cümlede де, куди́, зві́дки kullanılır | Бібліоте́ка стої́ть там, де закі́нчується парк. | Kütüphane, parkın bittiği yerde duruyor. |
| Karşılaştırma | як / на́че / мов / ні́би: bir görüntüye benzerlik | Рі́чка лежа́ла нерухо́мо, на́че хтось розли́в срібло́. | Nehir, sanki biri gümüş dökmüş gibi kıpırdamadan duruyordu. |
| Derece | İsimle таки́й … що, fiille так … що kullanılır | Вона́ ма́є таки́й го́лос, що всі замовка́ють. | Öyle bir sesi var ki herkes susuyor. |
| Sonuç | так що: ana cümlede söylenen her şeyin sonucu | Дощ ішо́в усю́ ніч, так що вра́нці рі́чка ви́йшла з берегі́в. | Bütün gece yağmur yağdı, öyle ki sabaha doğru nehir taşmıştı. |
| Ödün | скі́льки … не: eylem tekrarlanır, ama sonuç aynı kalır | Скі́льки ми не проси́ли, він не відчини́в две́рі. | Ne kadar rica etsek de kapıyı açmadı. |
| Zaman: тоді́, коли́ | тоді́ bir anı öne çıkarır, коли́ onu belirler | Вона́ усміха́ється тоді́, коли́ ду́має, що ніхто́ не ба́чить. | Kimsenin görmediğini düşündüğü anda gülümsüyor. |
| Aynı tarz | так, як: tarz, örnekle aynıdır | Ми святку́ємо так, як святкува́ли на́ші діди́. | Atalarımızın kutladığı gibi kutluyoruz. |
| Neden | тому́ що nötr bir nedeni, оскі́льки bilinen bir gerekçeyi, адже́ açık bir nedeni bildirir | Оскі́льки за́л зама́лий, ми перено́симо за́хід до університе́ту. | Salon çok küçük olduğu için etkinliği üniversiteye taşıyoruz. |
| Ödün | хоч: ana cümlede karşıt bir eylem bulunur, çoğu zaman проте́ ile birlikte | Надво́рі ще лежа́в сніг, хоч за календаре́м уже́ була́ весна́. | Dışarıda hâlâ kar vardı, takvime göre bahar çoktan gelmiş olsa da. |
| Virgül | bağlaçtan önce virgül; araya giren cümlenin iki yanında iki virgül | Ми живемо́ там, де ті́хо. / За́хід, оскі́льки за́л зама́лий, перенесли́. | Sessiz olan yerde yaşıyoruz. / Etkinlik, salon çok küçük olduğu için, taşındı. |
| Tuzak | bağlayıcı sözcük, karşılık sözcüğün yönünü yineler | Ми пої́демо туди́, куди́ веде́ ця доро́га. | Bu yolun götürdüğü yere gideceğiz. |
| Tuzak | так як “çünkü” anlamında Rusça etkisidir | Ми сиді́ли вдо́ма, тому́ що ішо́в дощ. | Yağmur yağdığı için evde kaldık. |

## Genel bakış

- Zarf cümleciği, ana cümledeki eylemin yerini, tarzını, derecesini, zamanını, nedenini veya ödününü bildirir. Ми живемо́ там, де ті́хо. — Sessiz olan yerde yaşıyoruz.
- Yan cümlenin bağlacına veya bağlayıcı sözcüğüne, ana cümlede onu gösteren bir karşılık sözcük denk gelir. Вона́ так втоми́лася, що не могла́ говори́ти. — O kadar yoruldu ki konuşamadı.

## Yer: де, куди, звідки

| Yan cümle | Örnek | Türkçe |
| --- | --- | --- |
| де: eylemin yeri; ana cümlede там | Бібліоте́ка стої́ть там, де закі́нчується парк. | Kütüphane, parkın bittiği yerde duruyor. |
| куди́: hareketin yönü; ana cümlede туди́ | Ми пої́демо туди́, куди́ веде́ ця доро́га. | Bu yolun götürdüğü yere gideceğiz. |
| зві́дки: hareketin başlangıç noktası; ana cümlede зві́дти | Він прині́с во́ду зві́дти, зві́дки її́ бра́ли діди́. | Suyu, atalarının su aldığı yerden getirdi. |

## Tarz ve karşılaştırma: як, наче, мов, ніби

| Yan cümle | Örnek | Türkçe |
| --- | --- | --- |
| як: bilinen bir örneğe benzeyen tarz | Вона́ співа́є, як співа́ла її́ ма́ти. | Annesinin şarkı söylediği gibi şarkı söylüyor. |
| на́че: hayal edilen bir görüntüye benzerlik | Рі́чка лежа́ла нерухо́мо, на́че хтось розли́в срібло́. | Nehir, sanki biri gümüş dökmüş gibi kıpırdamadan duruyordu. |
| мов: aynı anlam, yazı dilinde ve şiir dilinde | Дощ шумі́в, мов хтось сипа́в горо́х. | Yağmur, sanki biri bezelye döküyormuş gibi şıkırdıyordu. |
| ні́би: sanki, yalnızca öyle görünen şey için | Він мовча́в, ні́би нічо́го не чув. | Hiçbir şey duymamış gibi susuyordu. |
| так, як: tarz, örnekle aynıdır | Ми святку́ємо так, як святкува́ли на́ші діди́. | Atalarımızın kutladığı gibi kutluyoruz. |

- на́че, мов ve ні́би öncesinde virgül konur; birbirinin yerine kullanılabilirler.

## Derece ve sonuç: такий… що, так що

| Yan cümle | Örnek | Türkçe |
| --- | --- | --- |
| таки́й … що: bir nesnenin niteliğinin derecesi | Вона́ ма́є таки́й го́лос, що всі замовка́ють. | Öyle bir sesi var ki herkes susuyor. |
| так … що: eylemin derecesi | Він так втоми́вся, що не міг говори́ти. | O kadar yoruldu ki konuşamadı. |
| так що: ana cümlede söylenen her şeyin sonucu | Дощ ішо́в усю́ ніч, так що вра́нці рі́чка ви́йшла з берегі́в. | Bütün gece yağmur yağdı, öyle ki sabaha doğru nehir taşmıştı. |

- Таки́й cinsiyete, sayıya ve hâle göre değişir; так ise değişmez. таки́й го́лос / така́ ти́ша / таке́ мо́ре / такі́ ді́ти — böyle bir ses / böyle bir sessizlik / böyle bir deniz / böyle çocuklar
- таки́й … що ikilisinde що öncesinde, так що bağlacında ise так öncesinde virgül konur.

## Ödün: скільки… не, хоч

| Yan cümle | Örnek | Türkçe |
| --- | --- | --- |
| скі́льки … не: eylem tekrarlanır, ama sonuç aynı kalır | Скі́льки ми не проси́ли, він не відчини́в две́рі. | Ne kadar rica etsek de kapıyı açmadı. |
| куди́ … не, як … не: başka bir soru sözcüğüyle aynı yapı | Куди́ ти не гля́нь, усю́ди го́ри. / Як ти не стара́йся, усі́х не поті́шиш. | Nereye bakarsan bak, her yerde dağlar var. / Ne kadar uğraşırsan uğraş, herkesi memnun edemezsin. |
| хоч: ana cümlede karşıt bir eylem yer alır | Надво́рі ще лежа́в сніг, хоч за календаре́м уже́ була́ весна́. | Dışarıda hâlâ kar vardı, takvime göre bahar çoktan gelmiş olsa da. |

- не parçacığı bu yapılarda eylemi olumsuzlamaz: eylem gerçekten gerçekleşmiştir.
- Проте́, одна́к ve все ж ana cümlede karşıtlığı pekiştirir. Хоч ді́ти втоми́лися, проте́ йти додо́му не хоті́ли. — Çocuklar yorgun olmalarına rağmen yine de eve gitmek istemiyorlardı.

## Zaman: тоді, коли

| Yan cümle | Örnek | Türkçe |
| --- | --- | --- |
| тоді́ … коли́: öne çıkarılan an | Вона́ усміха́ється тоді́, коли́ ду́має, що ніхто́ не ба́чить. | Kimsenin görmediğini düşündüğü anda gülümsüyor. |

- тоді́ olmadan yan cümle yalnızca zamanı bildirir: Zaman ve şart: коли, якщо, якби.

## Neden: тому що, оскільки, адже

| Yan cümle | Örnek | Türkçe |
| --- | --- | --- |
| тому́ що: tarafsız neden | Збо́ри перенесли́, тому́ що не було́ кво́руму. | Toplantı, nisap sağlanamadığı için ertelendi. |
| оскі́льки: bilinen bir gerekçe olarak neden; yan cümle genellikle başta gelir | Оскі́льки за́л зама́лий, ми перено́симо за́хід до університе́ту. | Salon çok küçük olduğu için etkinliği üniversiteye taşıyoruz. |
| адже́: muhatabın bildiği ve kabul etmesi gereken neden; yan cümle genellikle ikinci sırada gelir | Не хвилю́йся, адже́ усе́ вже підгото́влено. | Merak etme, nasılsa her şey hazır. |

- İş ve bilim dilinde тому́ що ile оскі́льки ağır basar; бо konuşma diline daha yakındır.
- Basit cümlelerde neden: Bağlaçlar.

## Yan cümlenin yeri ve virgül

| Kural | Örnek | Türkçe |
| --- | --- | --- |
| yan cümle ana cümleden sonra gelir: bağlaçtan önce virgül | Ми пої́демо туди́, куди́ веде́ ця доро́га. | Bu yolun götürdüğü yere gideceğiz. |
| yan cümle ana cümleden önce gelir: ardından virgül | Оскі́льки пого́да по́гана, ми залиша́ємося вдо́ма. | Hava kötü olduğu için evde kalıyoruz. |
| yan cümle ana cümlenin içinde: iki virgül | За́хід, оскі́льки за́л зама́лий, перенесли́ до університе́ту. | Etkinlik, salon çok küçük olduğu için, üniversiteye taşındı. |
| karşılık sözcük atlanabilir: virgül bağlayıcı sözcüğün önünde kalır | Ми піде́мо, куди́ веде́ стежка́. | Patikanın götürdüğü yere gideceğiz. |

## Sık yapılan hatalar

| ✗ | ✓ | Kural |
| --- | --- | --- |
| Ми пої́демо туди́, де веде́ ця доро́га. | Ми пої́демо туди́, куди́ веде́ ця доро́га. | bağlayıcı sözcük, karşılık sözcüğün yönünü yineler: туди́ — куди́ |
| Вона́ ма́є таки́й го́лос що всі замовка́ють. | Вона́ ма́є таки́й го́лос, що всі замовка́ють. | таки́й … що ikilisinde що öncesinde virgül konur |
| Ми сиді́ли вдо́ма, так як ішо́в дощ. | Ми сиді́ли вдо́ма, тому́ що ішо́в дощ. | так як, Rusça “так как” ifadesinin birebir çevirisidir; neden тому́ що, оскі́льки, адже́ ile bildirilir |
